özel isimlerin başına gelmediğini düşündüğüm, daha çok sıfatları ve zamirleri daha belirgin hale getiren başka bir deyişle baya bir özelleştiren article...
"the john" diye bişi yoktur ama "the man" vardır... özel isimle kullanılmaz yani... "he is the man" derseniz konu içinde geçtiği yere göre anlam kazanır... ne gibi mi? burdaki gibi tek başına kullanıldığında ise onun "the man" yani "en bi harbi delikanlı adam gibi adam" gibi bişi olduğunu belirtir... başka bir örnekte bir eylemden bahsedilmişse ve sonrada the man kullanılmışsa o zaman eylemi yapan kişiyi kastediyodur... vs. vs.
bir baska ince kural ise okunusundadir. eger kendinden sonraki kelime sesli ile basliorsa (bkz: apple) "di" seklinde telafuz edilmesi lazim gelir. yok sessizse (bkz: man) "dı" seklinde telefuz edilmesi gerekir. tipki "a", "an"de oldugu gibi bir kural soz konusu.
ingilizce bilmeyenlerin geyik yapmak adına sıkça sözcüklerin önüne getirdikleri ama anlamından haberdar olmadıkalrı bi tür ingilizce belirginleştirici ek.
"ingilizce'yi biliyorum diyorsun, söyle bakalım 'the' ne demek?" şeklinde az buçuk ingilizce bilen babalardan yine ingilizce öğrenme aşamasındaki evlatlarına meydan okumalarına konu edilen artikıl.
ayrica dancada cay anlamina gelir.. gerci caylari da bi boka benzemez ya..* ornek: dancasi: vi vil gerne have to kop the, men en mørkt tak! turkcesi: bilader bize iki cay, biri demli olsun! cevap: dancasi: vi har ingen demlik! danskerne drakker personlige the! turkcesi: turksun di mi? poset var olm burda ne demi?
bişeylerin başında sonunda varligi yoklugu bir yana, alfabetik dizinleri çökerten sorun. genelde sona atilip virgulle ayrilir ama bu da standartla$mi$ bi notasyon degildir. or: offspring,the man who sold the world,the crow,the gibi
-daha once belirtilmis herhangi bir nesne icin, (the mouse loved the elephant's long trunk) -daha once belirtilmemis olsa bile konusmacinin ve dinleyicinin bahsi gectiginden haberdar oldugu nesneler icin, (where's the bathroom?) -belirli bir kisiden veya nesneden bahsedilen cumlelerde, (the girl who wrote this entry is stupid)* -unique olarak nitelendirilen nesnelerin isimlerinden once, (the moon, the sun) -superlative'lerden ve ordinal sayilardan once, (the highest building, the first page, the last chapter) -belirli insan topluluklari ve/veya gruplari icin kullanilan sifatlardan once, (the french, the young) -cografi bolge ve okyanus isimlerinden once, (the caribbean, the sahara, the atlantic) -ve, tarih belirtirken onlu yil gruplarinda (she grew up in the eighties) kullanilir.
bu kategoride a ve an icin "indefinite article" tanimi yapilmakta.
tanri* anlamina gelir. nedeni sudur ; bilindigi uzere he isa*'dan gelmektedir. yani he isa yerine kullanilan bir kelimedir. isa carmiha gerildiginde carmih "t" seklinde oldugu icin he'nin basina bir "t" eklenmis ve the olmustur. bu da tanri manasinda kullanilir.
küçükken ingilizce bilen abilerime ablalarıma hakkında soru sorduğumda "o anlamsız bişey getiriyosun işte kelimenin başına" diye cevap aldığım, "o zaman neden var" soruma da "var işte koyuyosun oluyo" cevabını aldığım kelime.. deli ederler adamı arkadaşından bir silgi isteyeceksen: give me a rubber (bana bir silgi ver. sende bir tane varsa (ki varsa bile nasıl bişey olduğunu bilmiyorum) bana ver) eğer beraber çalıştığın bir arkadaşın varsa ve ortak bir silgi kullanıyorsanız: give me the rubber (yani ortalıkta dolaşan bir silgi var ya işte onu kastediyorum onu ver)