bu sefer reynholm industries adli sirketin bodrum katinda yer alan ay ti bolumune konuk oluyoruz. sahsen ilk bolum itibariyle takip edilebilir bulsam da konu itibariyle not to everyone's taste oldugu acik.
ally mcbeal ozentisi bilgisayarla alakası mail okumaktan ibaret bir hanım kızımızın it departmanındaki cengaverlerin basına yonetıcı dıye atanmasıyla baslıyor olay. ki ayrı bir şenlikmiş.
hardware ci abi nin "stresi yenme" seminerinden sonra serverdan stress makinası yapması ayrı bir guzellikti, yangın cıkınca da mail atarak durmu bildirmisti acil servise felam. yonetıcı kızımız ayakkabılarıyla dertli. su anda yayımlanan bolumu gayet şık yani.
roy, moss ve jen adlı üç komik insandan oluşan it ekibinin başından geçenlerin anlatıldığı inanılmaz eğlenceli bir dizi..
roy müdüründen teşekkür aldığında şoka girip, ağlak bir hale bürününce çok pis empati kurdum bir de.. düpedüz yaran bir final ile "to be continued" demiş bırakmıştır izleyiciyi.. yeni sezonunu beklemekteyiz ısrarla..
--- tikkat!!! bu entry'nin muhtelif yerlerinde $ıpoylerler kol gezmektedir !! ---
hayatımda hiçbir diziye the it crowd'a ısındığım kadar hızlı ısınmadım desem yeridir. sanırım sevmediğim tek yeri ilk bölümün açılış sahnesi. gerçi oradaki espiri de "dibine kadar ingiliz" gerekçesiyle hoşgörülebilir diye düşünmekteyim.
dizinin en güzel olaylarından biri detayları. misal it departmanının kapısındaki sticker'lar arasındaki mp3 is not a crime, misal roy'un ilk bölümde giydiği rtfm tişörtü(ve daha sonra giydiği tüm diğer tişörtler), misal arkaplandaki binlerce abuk geektoy... her bölümü kırkar defa izletip yeni bir action figure keşfedip neşeyle el çırptırmaya yetecek hoşluklar. karakterler zaten muhteşem.
özellikle heyecan katsayısına göre ses tonu değişen jen gerçekten şirinliğiyle, güzelliğiyle, saçma sapan huylarıyla vs birlikte muhteşem bir karakter. ki dördüncü bölümde kırmızı kapının arkasından çıkan abiye zaten söyleyecek laf yok, söylenebilecek tek şeyi de jen söylemiş zaten:
her bölümdeki her espiriyi şuraya yazmadan rahat edemeyeceğimin bilincinde olarak, sadece roy'un şirinliğini görüp de onun yüzüne bilem bakmayan bütün o beşinci kattaki hatunların allah belasını versin diyor, "have you tried forcing an unexpected reboot?" sorumu da yöneltip kaçıyorum.
moss karekterinin soyledigi herseyin yardigi super komedi dizisi. maalesef sadece 6 bolum var simdilik ama mart 2007den itibaren 8 bolumluk 2. sezon gelecekmis ekranlara. butun ana karekterler kontratlarini yenilemis ve cekimlere baslanacakmis.
aslında bünyesindeki it personelinin gayet had safhada geek olduğu dizi. lütfen yani, elindeki devre kartına bakıp yarım saat gülen bir adam geek değildir de nedir ki? gelin itiraf edelim, bu dizinin gösterdiği it personelinin geek olmadığı filan değil, geeklerin de espri anlayışına sahip olabileceğidir. eh, bu da bir şeydir. (oh bebek bir şeydir)
günümüz itibariyle digiturk'te show plus isimli kanalda yayınlanan, "hello, it department, did you reboot it?" diye telefonu açan bir hardware uzmanı deliye, jen çok hasta, bugün işe gelmedi demek yerine jen öldü diyebilecek kadar kötü yalan söyleyebilen software uzmanı asosyal bir ineğe ve işi gücü konuşmak, ayakkabılar ve erkekler olan şapşal ve geveze bir halkla ilişkiler uzmanına sahip çok başarılı ingiliz asıllı komedi dizisi.
izliyorum ve gözlerimden yaş gelene kadar gülüyorum. ha, mesleğimle alakalı olduğu için de daha komik geliyor olabilir, ne de olsa bu salakların yaşadıklarının %80'inin biz de yaşıyoruz.
seinfield ve father ted den sonra belki de gelmiş geçmiş en iyi sitcom.bu ingiliz channel 4 dizisi üstelik sadece 6 bolum yayımlandı.tabii ki amerikalılar us versiyonunu çekmeye başladılar bile.bazı yönlerden oldukça fazla dilbert i anımsatsa da it crowd tamamen kendine ozgu.aslında önemli olan yapılan ofis , bilgisayar , geek esprileri ve ayrıntıları degil. moris 2000 yılların loser 'ı ve modern bir george costanza .ustelik harry potter ın cocuk ve yetişkin baskılarını alarak karşılaştırması ve ısınan kulağına soguk su puskutmesi gibi ayrıntılar bile bu tipin ne kadar derinden ve ince bir espiri ile incelendiğini gösteriyor.tüm oyuncuları ve graham linehan senaryoları cok başarılı.ayrıca stres yenme kursu sahnesi gibi lourel hardy i aratmayacak guzellikte gag sahneleri de var."dünden kalma reçel" adlı pilot bölümü kesinlikle bir komedi başyapıtı.ne yapın ne edin hemen bu trene binin!(tren mi?ne treni?!)
(jet set willy, 01.02.2007 22:32 ~ 02.02.2007 00:32)
oyuncularından katherine parkinson'u, bu derece komik mimiklere sahipken başka bir tarz rolde görmek istemediğim, bayıla bayıla izlediğim eğlenceli dizi..
2. sezonu bir söylentiye göre baharda, bir başkasına göre de ağustos başında başlayacak olan dizi, kesin olan şey henüz resmi bir tarih olmadığı.
edit: ilk 3 bölüm çekilmiş, kalanlar mayıs'ta filan çekilecek, ne zaman yayınlanır belli değil. herhalde sonbahar dönemine saklarlar. edit 2: 2. sezonun ilk bölümü 24 ağustos 2007 saat 21:30'da channel 4'da gösterilecek.
ikinci sezon birinci bölümü çok komik olmasına rağmen rayından çikan sitcom.bu bölümde hiç ama hiçbir bilgi işlem ya da ofis hayatı komiği olmayan diziyi belliki graham linehan daha populer bir çizgiye taşımak istiyor.malum ilk sezon çok populerleşti ve us versiyonu da yolda.son derece fazla seinfeld (açıkca george costanza) havasında olan bu bölüm çok zekice komik bölümler içerse de sonuç itibari ile "beklediğimize değmedi "demek zorundayız.ama sezon uzun bir maraton.7 bölüm daha var.artık önümüzdeki maçlara bakacağız.yenilsende yensende yanındayız graham....
(jet set willy, 25.08.2007 23:51 ~ 26.08.2007 00:43)
"hello it. have you tried to turn.... pff.. god i'm tired of saying that! what is it?!" ikinci sezona yaptigi hizli girisin ardindan ikinci bolumuyle biraz hiz kesse de, siradaki bolumleri merakla ve heyecanla bekleten dizi.
cradle of filth fanı richmond gibi kült ötesi bir karakter barındıran dizi. adamın göründüğü her sahne komik. diziye yeni eklenen denholm'un oğlu da zengin ingiliz kırosu nasıl olur sorusunun cevabı olsa gerek.
2. sezon ilk dört bölümü ile artık neyi hedeflediğini açıkca belli eden sitcom.ilk sezondaki farklı taddan artık eser yok.dizi çok iyi yazılıyor , iyi oynanıyor ve komik olmasına rağmen artık "seinfeld'in çok başarılı bir taklidi" statüsüne girmiş durumda.hatta karakterler bile bire bir eşlenebilir.seinfeld'e ek olarak belki biraz "internet kültürü" de eklenmiş diyebiliriz.artık "geek" lik seviyesi "neden antivirus programlarınızı kapatıyorsunuz?" diye kızan ve "ram zaten hafızadır" diye dalga geçen moss'un söyledikleri ile sınırlı kalıyor.ilk sezondaki moss dan sonraki en iyi karakter denhom'u (christopher morris) diziden çıkarmak kabul ediniz çok kötü bir fikir.dizinin amerikan versiyonunun çok başarılı aktör richard ayoade (moss) da arkasına alarak it crowd uk'in bu çizgisini tuturması hiç de zor olmayacak.ayrıca denhom'un ölümü için yazar/yönetmen graham'ın hudsucker proxy filminin giriş sahnesini neredeyse tamamen kopyalamasını ise coen kardeşlere saygı duruşudur diyerek geçiştirmeyi tercih ediyoruz. it crowd'un "kült" statüsüne girecek iken "başarılı sitcom" statüsüne geçişini izlemeye devam ediyoruz.
(jet set willy, 16.09.2007 19:44 ~ 19.09.2007 14:43)