mıymıntı yeni nesil hatunlara benzemeyen, hatun gibi hatun kişi. çıkarıp masaya vurabilir her an. aşağı yukarı aynı meslek dalında at koşturuyoruz heygidi..
bir dönem etrafında ne kadar gereksiz insan(?)lara yer ayırmıs oldugunu fark eden, bu insan(insan mı dedim yine?)ların hala bıraktıgı yerde otladıklarını gören ve hain kahkahalar esliginde mor panjurlu bir mutluluk evine tasınan kisi,varlık,olusum.
uzun bir aradan sonra karşıma çıkan ve beni oldukca mutlu eden hatun kişi. bir daha ortadan kaybolduğu takdirde ölümlerden ölüm beğenmesi gerektiğini bilmesi gereken yaşam formu.
sinirlendiği zaman gözlerinden akıtan, son on yıldır gıdım değişmemiş, gelmiş geçmiş en "alengir"li , "something wild" kapağı kabuslu, manyağın önde gideni insan türü. ayrıca gülüşüne hastayım.
loraine winchester isimli seri katile san francisco medyasının verdiği lakaptır. loraine winchester kasım 2004 ve mayıs 2006 tarihleri arasında 7 kişiyi öldürmekten jüri tarafından suçlu bulunmuş ve 7 kez idama, 3 kez mueebbet hapise, 13 kez ömür boyu internetten men'e, ve 3,14 kez ömür boyu köpek sevememe cezalarına çarptırılmıştır. kurbanlarının ortak özellikleri 24-27 yaşları arasında, beyaz, bekar, köpek sahibi, yalnız yaşayan erkekler olmalarıdır. kendisi jeffery steerling adlı dedektif tarafından yakalanmıştır. steerling'in thewicked'ı yakalaması ve medyada yer alması sonucu 3 yıl önce salı pazarında kaybettiği eşine ulaşması da kaderin bir diğer cilvesidir. ayrıca dedektif jeffery steerling az gollü futbol maçlarından hoşlanmaktadır, 3 dil bilmektedir.
yıllardır vazgeçemediğim. bunla diyaloğa girdiğim her an mahalle karılarına dönesim geliyo benim. kendisinin "the o.ç." isimli yeni bir projesi başlamış*.
aynı adlı romandan sinemaya uyarlanmış ölümlü edebi eserdir. bir beyaz kağıda yazılabilecek milyonlarca kelimeden sadece biridir. çok uzaklarda varolan öyle bir yere hayrandır. tatlı rüyaların hammaddesidir ama temassızlıktan muzdarip kulaklık kadar da nalet olabilir. her daim çantasında onlarca etiket ile dolaşır. aşkın anasını satmıştır. allaha daha mı yakındır bilemeyeceğim ama uzaklardadır şimdi. "hayret yav!.." isimli hiç yayınlanmamış programda sunucu arkdaşımdır. sol kolumdur*. onun yanındayken doğanın dengesi yoktur, şahsen ben onun yanındayken gökten kedi yağmışlığı da vardır, zamanın kırılmışlığı da. "the worst is yet to come" ilerde kuracağı partinin sloganı olacaktır*. insan değildir kendisi, insanlıktan istifasını yıllar önce vermiştir. kötülerin dostu olmasa da iyilerin düşmanıdır. cehenneme giden yolda döşeli olan iyi niyet taşlarının ithalatçı firmasının ceo'sudur. bir bildiği vardır. yaz başlangıcında, yaz alışverişine çıkmışken, sırf renginden yağmurluğa dünya para yatırabilir. taksiciler federasyonun onursal başakanıdır. o çok güzeldir ama yalancının biridir.
bugun hayata kazık çaktığını ispatlayan, varolmayan ülkelerden birinin sürgündeki kraliçesi. hayat ile ölüm arasındaki çizgide sallandıkça sallandı. itekledim gayet, düşmedi. halbuki mezarını da hazır etmiştik, adam ayarlamıştık o kadar. geldiği gün mü gitmek istemedi? bilemeyeceğim. tam ortasındaymış yolun, kışın, soğuğun ortasındaymış. yemesin beni. insan ölmek üzereyken bile ağız dolusu kahkahalar atabiliyorsa daha da yolu var demektir. her ne kadar yolu yol olmasa da yolundan sapmayacak kadar yoldaştır. sükutu ikrarından, üşengeçliği tecrübelerinden, korkusu ise benden değil kaderindendir. doğum gününde senaristin süprikleriyle coşmuş lostunu önce kaybedip sonra bulmuş, akabinde kendini kaybetmiş, mutlu olmaya yer arar hale gelmiştir. şaşı baktırmadan şaşırtmış, çaktırmadan baktırmış, milleti kapı köpeği etmiştir.
beni ruh halleriyle dumurlardan çıkarıp dumurlara sokmayı yıllar sonra hala becerebilen, insan ırkı üzerine farklı düşünceleri olan ve şizofren-yabancı el hastalığı olan bir köpeğe (evet, köpeğe) gülerken ölüm tehlikesi geçiren "eski" metalci şahıs.
buluşmaya kalktığınızda bir şeyler ters giderse "zikzik" şeklinde ötmeye başlayan, bir şeylerin ters gidemeyeceği bir günde buluşmaya kalktığınızda ise "aaa bizimkiler düğüne gitmiş ben de gelemem yani bu durumda." diyerek ofsaytta olduğunu dahi fark etmeden kaleye şut çeken anti-homo sapien.