ulysses

/ 4 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. ayrica her entelin (bir nevi best seller) kitaplıgında bulunan, fakat kimse tarafından okunmayan bir kitap.
    (caelumluna, 08.04.2000 00:56)
  2. nevzat erkmen 1956 yilinda ilk okumasini yapmasina ragmen, son yillarda kesin ceviri yapmaya basladigi, ve her gece "kahretsin arti kcevirmeyecegim, yarin geri veriyorum isi" diyerek 4-5 senede cevirebildigi, okumak, daha dogrusu anlamak icin (eger mumkunse) tum edebiyat tarihi az cok bilgi-fikir sahibi olunmasi gereekn muhtesem yapit
    (r12, 04.07.2000 02:33)
  3. (bkz: tales of brave ulysses)
    (r12, 04.07.2000 03:14 ~ 08.05.2003 09:48)
  4. james joyce'un 1914 ile 1921 yillari arasinda yazip, dublin'deki ayaklanmalar nedeniyle basılması için bir fransız basımevine verdigi romanidir. joyce'un calısma yöntemi oldukca karmasik ve dagınık, el yazisi okunaksiz oldugundan; yayinevinin dizgicileri de fransiz olup ingilizce bilmediklerinden tum kitabin baskisi dil yanlısları ve satır atlamalari ile dolu olarak basilmistir. gorme bozuklugu nedeniyle, bu yanlislari duzeltemeyen joyce, okunması zor el yazisi ile bir cok ekleme de yapmis, yeni yanlislara yol acmistir. boylece kitabin ilk baskisi dizgicilerin, duzeltmenlerin ve joyce'un bizzat kendisinin hatalari ile 1922 yilinda (yaklasik 2000 hata) ile okuyucu onune cikmistir. tum yapittaki yanlislari izleyebilmek icin bir hata cetveli hazirlamaya girisen yazar, goz sagliginin hizla bozulmasi nedeniyle bu girisimden vaz gecmistir.

    okunma ve diger dillere cevrilme guclugunun buyuk kismi bu yanlislardan kaynaklanmaktadir. nevzat erkmen tarafindan cevirilen ve yapi kredi yayinlarindan cikan turkce baski icin 1984 baskisi esas alinmistir.

    roman, pek cok edebiyat elestirmeni -t.s.elliot gibi- tarafindan ondokuzuncu yuzyili kapatan eser olarak nitelendirilir.
    (mortimes, 24.08.2001 14:14)
  5. (bkz: ulysses everett mcgill)
    (uninvited, 02.09.2001 01:10)
  6. ilk çıktğı zaman amerika da pornografik bulunarak yayımı yasaklanan bir kitap. ayrıca kitap tanındıktan sonra ulysses le ilgili dergiler çıkmış, yayın hayatları yıllarca sürmüş ve bu süre boyunca ulysses' i çözmeye çalışmışlardır.
    (dreamania, 03.10.2001 10:44)
  7. amerikan ic sava$i'ni* kazanan kuzey union ordusunun komutani ayni zamanda sava$tan sonraki amerika ba$kani olan general grant'in on adi. (tam adi: general ulysses s. grant)
    (lord aragorn, 03.10.2001 10:56)
  8. (bkz: bloomsday)
    (bettyblue, 03.10.2001 14:43)
  9. homeros'un unlu odesa'sının kahramanı... ayrıca truva'da da faydalı olmus bir abidir... ama acı dolu bi hayatı vardır... truva savasi bitip de karisinin yanina donmek ister ama poseidon yolda onu bir turlu rahat birakmaz... sirenler cezbetmeye cabalarlar... cyclops oldurmeye calisir... ama destansi kisilik ulysses hepsini sirayla defeder... nevarki evine vardiginda da hicbirseyin eskisi gibi olmadigini ogrenir... sonra sadece kendinin atabildigi yay ile ok atmak zorunda kalmak gibi enstantanelerle karsilasir... aci adamidir ulysses ama onu da trajedik bir kahraman koltuguna oturtan da budur...
    (slumber, 03.10.2001 14:53 ~ 14:54)
  10. daniel pennac'ın, yaşlı annesini okurken görünce şaşırdığı kitap. oğlunun şaşkınlıgına anlam veremeyen madame pennac, okuduklarından birşey anlayıp anlamadıgı sorusuna, "ben bunu dördüncü kez okuyorum evladım, işte nihayet düşündüğü gibi yazan birini buldum" cevabını vermiştir.
    (lex luthor, 21.01.2002 13:49 ~ 03.01.2008 23:26)
  11. metnin son cümlesi yaklaşık 1848 satır -yky çevirisi- ve evet diye bitiyor.
    (bustrofedon, 03.02.2002 22:26)
  12. 21. yuzyilin en iyi kitaplari arasinda birinci sirada bulunup , manasizca james joyceun diger eserlerini** gereginden fazla golgelemektedir. baslik ulysses'in entel ortamlarinda rafta tozlanmasi durumuyla ne derece baglantilidir cozemedim ancak how to read jamce joyce diye bir kitabin varligi bile zannediyorumki "bi okuyim" demeye yetecektir. (okuyan okusun , okumayan beni zaten ilgilendirmiyo)
    (deja, 21.03.2002 11:53)
  13. benzerlikler taşıdığı odysseia'nın yazarı homeros'un izmirli; kendi yazarı ise dublinli olduğu için çevirmeni tarafından izmir'le dublin'in kardeş şehir olması önerisi getirilmesine neden olan roman
    (hz shit, 30.05.2002 16:34)
  14. okunması zor olduğu düşünülen kitabın bölümlerini özetlediğimizde aslında hiç de zor olmadığı aksine okumasının çok eğlenceli olduğu görülecek kitaptır
    olayların gelişimini kişilere bağladığımızda konu daha kolay anlaşılır
    birinci karakter(siz) stephen dedalus

    16 haziran 1904 "`sabahın körü". genç ve bir o kadar da dallama bir öğretmen olan stephen dedalus, olgun, baba adam görünüşlü kadim dostu (bkz: kanka) buck mulligan ile dublin'in dışında bulunan ve hayatlarını sürdürdükleri dublin kalesinde karşılaşır.

    edit: onu ziyarete gider diyelim.

    09;00 stephen dedalus kahvaltısını eder ve (bu sırada buck mulligan tarafından aşağılanır, ağlatılır falan) okula gider. ders başlar.

    10;00 stephen biladerimiz maaşını alır okul müdürnün "bir ingilizin en gurur duyduğu söz benim kimseye borcum yok sözüdür" lafı ile bu seferde okulda aşağılanır (garibim irlandalı olduğu için yoksuldur ve borç gırtlağa dayanmıştır) ve sokakları arşınlamaya başlar.

    *********************************
    ikinci karakter dallama, denyo bir o kadar da kıro ama entel leopold bloom

    08:00 gazetelere ilan toplayarak geçimini sağlayan buck mulligan efendi her tür eti yenebilir hayvanın sakatatından oluşan bir kahvaltı yapar.

    09:00 sonra postaneye gider, sadece hayal dünyasında var olan ve kitapta mulligan'ın egosunu temsil eden henry flower adlı biraz efemine bir tipe mektup yoolar. adres kuledir.

    11:00 bloom putnam isimli gariban bir arkadaşının cenaze törenine katılır. gazetesine gider ve kendisine verilen bir ilanın baskıya yetiştirilmesini sağlar.

    12:00 barın birine tıkınmaya girer.

    14:00 stephen ve bloom kütüphanede siktiri boktan bir konuyu shakespeare ile bağlantılandırmaya çalışıp dandik bir edebiyat geyiği yaparlar.

    16:00 dedalus ve bloom bi daha karşılaşırlar. kitabın koptuğu anlardan birisi de budur. buraya kadar geçen süre içinde her iki kahramanımız da dublin'in kuzey kısmında farklı mahallerde takılmış ama aynı yöne doğru ilerlemişlerdir. kader onları bir kez daha bir araya getirir. o zamanki dublin kentinin bugün bizim kayseri veya tokat illerimiz gibi bi yer olduğunu da düşünmek gerek tabii.

    17:00 civarı leopold abimiz kendisine attığı mektubu alır ve bir bara girip okumaya başlar.aynı saatlerde bloom efendi yahudi olduğu için sopa yemekten kıl payı kurtulur.

    17:30 sahile gider. burada iki çıtır liseli hatun takılmaktadır. sotaya yatar onları dikizlerken 31 çeker. attırdıkları eline falan bulaşır.

    18:30 veya 19:30 falan: bloom hastaneye gider. dedalus ile karşılaşır. beraber takılırlar.

    gece 21:00 civarı iki kankiş keraneye giderler. birer "kerane tatlısı" üstüne de birer buçuk yoğurtlu "orospu mantısı" yerler. gaza gelen stephen sokak lambasını kırar. sopa falan yerler milletten. bloom olaya el koyar iki denyo türkü çığıra çığıra evlerine doğru yol alırlar.

    sonra olaylar gelişir bir kaç bölüm sonra da roman biter.

    yıllar sonra gelen edit: romandaki karakterlerin hepsi dönemin irlandasında yaşanan kıtlıklardan, sefaletten, felleğin sillesinde, garibanlıktan, dışlanmışlıktan, ezilmişlikten nasibini almış en alttakiler sınıfına giren insanlardır.

    yani joyce insanın içinden gelen gülümsemeyi bile suratına bir tokat gibi yapıştırmaktadır.

    romanı tuğla gibi ağır yapan kitaptaki edebi oyunların işte bu gariban halkın ağzından ve onların gözünden yorumlanarak verilmiş olmasıdır.

    edit: harf hataları düzeltildi...

    edit2. cümleler düzeltildi...

    edit3: trinity college contemporary irish literature dersi bitirme tezi özeti olarak aa+ ile derecelendirilmiştir. u da benden size cep harçlığı olsun....
    (fortuneteller 657, 28.08.2002 12:13 ~ 03.02.2010 20:52)
  15. ulu ses.
    dünyanın çevrilmesi en zor kitabı.
    irlandalı romancı james joyce'nin bilinç akışı tekniğindeki virtuozitesini konuşturduğu topu topu bir günlük zaman dilimini anlattığı devasa kitap.
    dilimize nevzat erkmen çevirmiştir. 10 yılı aşkın bir süre üzerinde çalıştıktan sonra kitabı nihayet dilimize kazandıran nevzat erkmen'in eşinin irlandalı olması kitabın ruhunu yansıtabilmesi bakımından haneye artı olarak geçmeli.kitabın bazı kısımları müstehcen sayıldığından bir dönem sansüre tabi tutulmuş.
    ha unutmadan kitabı çok ilginç bir teknikle de okuyabilirsiniz. tersinden.
    gerçi en çok konuşulan ama en az okunan bir kitap olarak nam bulan ulysses'in bu makus talihinden kurtulmasını beklemek abesle iştigal olur.
    hem neden okunsun ki.
    (lazarus, 20.11.2002 00:04)
  16. kitabi anlamayanlar icin nacizane (bkz: finnegans wake).
    (bustrofedon, 20.11.2002 00:15)
  17. (bkz: sanatcinin bir genc adam olarak portresi)
    (undertow, 26.11.2002 01:55)
  18. (bkz: tugla)
    (undertow, 26.11.2002 03:09)
  19. kitap türkiye'de basıldığında ilk baskısı* tükenmiş ve ard arda 3
    baskı yapmı$tır... konuyla ilgili olarak bir aydınımız* "madem 3000 joyce okuyucusu var bu türkiye'nin hali nedir" demi$tir haklı olarak...
    (lem, 24.12.2002 19:16 ~ 14.02.2007 23:44)
  20. (bkz: her bünye kaldırmaz)
    (gregor, 01.05.2003 19:17)
  21. lord alfred tennisonın insanın limitlerini zorlaması arzusu, gunluk yasamın monotonlugundan bıkkınlık geldigini ifade etme istegiyle yazdıgı; bıktım artık oturmaktan, gidip surayı burayı goreyim, savasayım, dovuseyim tanıdındaki dramatik monolog. tam metni de yazayım tam olsun:

    it little profits that an idle king,
    by this still hearth, among these barren crags,
    match'd with an aged wife, i mete and dole
    unequal laws unto a savage race,
    that hoard, and sleep, and feed, and know not me.
    i cannot rest from travel: i will drink
    life to the lees: all times i have enjoy'd
    greatly, have suffer'd greatly, both with those
    that loved me, and alone, on shore, and when
    thro' scudding drifts the rainy hyades
    vext the dim sea: i am become a name;
    for always roaming with a hungry heart
    much have i seen and known; cities of men
    and manners, climates, councils, governments,
    myself not least, but honour'd of them all;
    and drunk delight of battle with my peers,
    far on the ringing plains of windy troy.
    i am a part of all that i have met;
    yet all experience is an arch wherethro'
    gleams that untravell'd world whose margin fades
    for ever and forever when i move.
    how dull it is to pause, to make an end,
    to rust unburnish'd, not to shine in use!
    as tho' to breathe were life! life piled on life
    were all too little, and of one to me
    little remains: but every hour is saved
    from that eternal silence, something more,
    a bringer of new things; and vile it were
    for some three suns to store and hoard myself,
    and this gray spirit yearning in desire
    to follow knowledge like a sinking star,
    beyond the utmost bound of human thought.
    this is my son, mine own telemachus,
    to whom i leave the sceptre and the isle,--
    well-loved of me, discerning to fulfil
    this labour, by slow prudence to make mild
    a rugged people, and thro' soft degrees
    subdue them to the useful and the good.
    most blameless is he, centred in the sphere
    of common duties, decent not to fail
    in offices of tenderness, and pay
    meet adoration to my household gods,
    when i am gone. he works his work, i mine.
    there lies the port; the vessel puffs her sail:
    there gloom the dark, broad seas. my mariners,
    souls that have toil'd, and wrought, and thought with me--
    that ever with a frolic welcome took
    the thunder and the sunshine, and opposed
    free hearts, free foreheads--you and i are old;
    old age hath yet his honour and his toil;
    death closes all: but something ere the end,
    some work of noble note, may yet be done,
    not unbecoming men that strove with gods.
    the lights begin to twinkle from the rocks:
    the long day wanes: the slow moon climbs: the deep
    moans round with many voices. come, my friends,
    't is not too late to seek a newer world.
    push off, and sitting well in order smite
    the sounding furrows; for my purpose holds
    to sail beyond the sunset, and the baths
    of all the western stars, until i die.
    it may be that the gulfs will wash us down:
    it may be we shall touch the happy isles,
    and see the great achilles, whom we knew.
    tho' much is taken, much abides; and tho'
    we are not now that strength which in old days
    moved earth and heaven, that which we are, we are;
    one equal temper of heroic hearts,
    made weak by time and fate, but strong in will
    to strive, to seek, to find, and not to yield.
    (yagmur, 24.09.2003 12:26)
  22. eisenstein bir dönem bu kitabı filme uyarlamayı düşünmüş. sadece düşünmüş tabi...
    (arsonist, 24.09.2003 12:29)
  23. okudum ben, olay irlanda'da geciyor..
    (mak100, 24.09.2003 12:32)
  24. (bkz: ulysses gaze)
    (vera, 24.09.2003 12:54)
  25. stately, plump buck mulligan came from the stairhead, bearing a bowl of lather on which a mirror and a razor lay crossed. a yellow dressinggown, ungirdled, was sustained gently behind him by the mild morning air. he held a bowl aloft and intoned:
    -introibo ad altare dei.

    halted, he peered down the dark winding stairs and called up coarsely:
    -come up, kinch. come up, you fearful jesuit.

    ilk paragrafi boyle olan novella.
    (hemingway, 29.09.2003 08:07 ~ 08:09)
/ 4 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment