clint eastwood tarafından yönetilmiş, en iyi yönetmen, en iyi oyuncu, en iyi yrd. oyuncu we bir kaç oscar daha almış pek kaliteli western.
clint kötü ama iyi adam, eski bi herif, gene hackman kötü şerif, morgan freeman acınası insan rollerindeyken, bir para dawası onu bunu yakalamaya niyetlenmiş, bozuk gözlü eski kafa avcısını anlatır.
morgan'ın en iyi tabut performansını verir bu filmde. clint bayağı bi sabreder ama sonunda patlar, genç arkadaş ölür ölmez bilemem, yaralandığı kesin...
sinema tarihi'nin ve özellikle 90'lar sinemasının en iyilerindendir, sen bilmezsin bir western klasiğidir. clint'in oynadığı karakterin acımasız olması dikkate değerdir, direkt vurur karşısındakini.
clint eastwood'un hem oynayıp hem de yönettiği şaşırtıcı güzellikteki filmidir. clint eastwood bu filmdeki karakteri oynayacak yaşa gelmek için projeyi yıllar boyunca bekletmiş, ancak vakti geldiğinde çekmeceden çıkarmıştır.
destansıdır, süper oyunculuk eseridir, kaliteli bir yönetmenin elinden çıkmıştır, insanın seyrettikçe tekrar tekrar seyredesi gelir.
benim gibi western olayına pek sıcak bakmayan bir insanı bile ekran başına kilitlemiş, hemen öncesinde seyrettiğim 1952 yapımı başrolünde james stewart'ın oynadığı bend of the river ile birlikte neredeyse bu türün bağımlısı olmama yol açmış film.
finaline kadar film çok güzel gelmiştir de finali niye öyle heyecansız bitirmiş clint abi? anlaşılmamıştır... insan biraz da düello falan görmek istiyo ama tam aksine pusuya yatıp avını bekleyen ve tuvaletini yaparken zımbalanan cowboylar görüyoruz...
clint'in çocuklarının isimleri will ve penny'dir, will penny isimli unutulmuş bir westerne saygı ifadesidir. bu filmle beraber sarışın emekliye ayrılır ve bizlere efsanelerin palavradan ibaret olduğunu, insanın neyse o olduğunu, en iyi katilin en güçlü veya en hızlı olan değil ölmekten en az korkan olduğunu, ateş eden bir adama ateş etmenin neredeyse imkansız olduğunu, herkesin bir sınırı olduğunu ve başka bir insanı öldürmenin insanın kendisini de öldürmesi kadar zor olduğunu anlatır, pek çok başka şeyle birlikte. bir tokat kadar gerçektir. munny barın kapısından girdiğinde gelen saf kaderdir, aynadan yansımayan iblisin elinden gelecek olan ölümdür.
piltdown adamı başlığı altında "eee bilim bu yani, kabul ettirmek için hertürlü maymunluk mubahtır" şeklindeki talihsiz beyanatıyla bilime olan yaklaşımını sergilemiş sözlük yazarı. (bkz: hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir)
sözlüğün tepkisini gösterip oy mekanizmalarına başvurmasıyla haftanın en kötü yirmi entry'sinin beşini kucaklamış bi garip yazar.. niyeti nedir, neye takmıştır, niye takmıştır henüz çözemedim..
clint eastwood - william 'bill' munny gene hackman - little bill daggett morgan freeman - ned logan richard harris - english bob jaimz woolvett - the schofield kid saul rubinek - w.w. beauchamp frances fisher - strawberry alice anna levine - delilah fitzgerald (as anna thomson) david mucci - quick mike rob campbell - davey bunting anthony james - skinny dubois tara frederick - little sue (as tara dawn frederick) beverley elliott - silky liisa repo-martell - faith josie smith - crow creek kate
ünlü kovboy william munny (clint eastwood) iki çocuguyla bir çiftlige yerlesiyor. kosullar zor ve munny'nin besledigi hayvanlar hasta. iki kovboy öldürdügü taktirde 500 dolar kazanabilecegini ögrenen munny eski bir dostunu ariyor. geçmisin western filmlerine usta yönetmen clint eastwood'dan benzersiz bir saygi durusu.