1955 doğumlu amerikalı aktör. dikkatimi ilk olarak 1986 yapımı oliver stone filmi platoonda çekmişti. biraz karıştırınca birçok başarılı filmde önemli roller oynadığı farkedilebilir. önemli filmlerinden bazıları; hunger (1983), last temptation of christ (1988), mississippi burning (1988), born on the 4th of july (1989), wild at heart (1990), tom and viv (1994), lulu on the bridge (1998), existenz (1999), american psycho (2000), shadow of the vampire (2000), new rose hotel (1998), basquiat (1996).
gercek adi willem dafoe'dir, ama bir cok sinema filminde, hatta sinemasever arasinda adi "william" olarak gecer. demek kendisine "willem" de desek, "william" da desek beyefendi donup "efendim birader" diyecektir...
platoonda arkasinda 100 kadar vietkong lu tufeklerle bunu delik desik ederlerken, hala kacmaya devam etmesi, arka fonda white rabbit calması...sinema tarihinin en iyi sahnelerinden birinin baskahramani oldugunu dusunuyorum
gerçek adı william dafoe şeklindedir willem ona lise yıllarında takılmış bir nick namedir. theater x yıllarında bu ismi kullandığı için ilerki yıllarda da adı castta bu şekilde geçer olmuştur. kapı komşunuz olabilecek bir tipe sahibim, tabii evinizin yanı mezarlıksa diyebilecek kadar kendini bilen, kendinden emin bir adamdır.
the boondock saints'deeşcinsel ve yetenekli fbi müfettişi rolü sonucunda ilgim artmıştır kendisine.özellikle el duche'nin 6 silahla dağıttığı ortamda kendini olaya kaptırıp çıldırması kazındı beynime.tiyatroculuk geçmişi sinemaya bu kadar mı güzel adapte edilir dedirten bağımlı amerikan sinemasının bağımsız oyuncusu...
the last temptation of christ'de kimselerin kabul etmedigi isa rolunu oynadiktan sonra "bu güne kadar isa rolünü oynayacak kadar küstah olduğumu kendim bile bilmiyordum" diyen aktor...
finding nemo adlı animasyonda akvaryum balıklarından gill'in seslendirmesini yapmış ve bu balığı neden bukadar karizma bulduğumu açıklığa kavuşturmuş aktör.
akademi vb. odul dagitan bi cok kurulusun yalan oldugunun kanıtıdır bu beyefendinin oyunculugu. siradan aksiyonlara veya ikinci sinif yapımlara bile kalite ve seyredilirlik* katar kendileri.
bu adamin kac filmini izlemisimdir bilmiyorum, tiyatro festivalinde de kanli canli karsimda gordukten sonra kesin karar vermistim super bir insan ve oyuncu olduguna. en son wild at hearti izledigimde de gercekten bu adamin oyunculugunun super oldugu fikrim pekisti.
the hungar da ufak bir rolü vardır. telefon klübesinde konuşurken görürüz. ilk rollerinden biridir. ister bağımsız film ister ikinci sınıf bir aksiyon olsun, oynadığı filme izlenme nedeni getirir...