ankaralilar tarafindan cadde oldugu iddia edilen, oysa gayet bir sokaktan daha genis veya uzun olmayan sokak. bunu istiklal caddesiyle karsilastiran bir takim ankaralilar da vardir ki, sohbetlerine doyum olmaz.
kendisini dik kesen sokaklarda guzel kitapcilar, cirkin dersaneler vardir. ayrica orta kesimlerindeki sik agacli kisimda kafasina omzuna kus sican cok olmustur, daha da olacaktir. cadde uzerinde bir kac tane tunc mu desem bronz mu desem halk heykeli vardir, her yanlarindan geciste bir saniyeligine gercek sanmak lazimdir onlari.
bu "cadde" boyunca cesitli yerlere serpistirilmis olan banklar mevcuttur. bu banklarda cumartesi gunleri "cadde"de bulunan mahseri kalabaligi izlemekten, yanindakiyle tek kelime etmeden oturmaktan ya da pek kimse ilgilenmese de cevresindekilere gitar calmaktan hazzeden tipler yorgunluklarini atarlar.
yuksel caddesi gencligi diye bir kitap cikmisti bir ara, (istanbulun akmari ankranin karanfil ve yukseli) bilimum punki, satani herkesi orada olur.. (bkz: ezgi)
yol boyunca yuruyenlerin iki tarafli banklarda ozellikle pazar gunu artan ve tikis pikis oturan insanlarin onunden gecerken bi anda tum gozleri uzerlerinde hissettikleri ve kisa sureli de olsa podyum heyecani yasayip omuzlarini diklestirdikleri sokak..
bir zamanların-yıl 93-98 arası- ankaranın sistem dışı gençlerinin-metalciler,rockerlar,ahh o zamanlar ne güzel punk falan abidik gubidik tipler yoktu-içme,sapıtma ve muhabbet mekanı.sonra takılan hatunların pek bi güzel olması sebebiyle-normal olarak-ciks,asker ve kıroların işgaline uğramıştır.
bu caddede bir de tek teli kalmis bir saz calan bi adam vardir. yaz kis uzerinde bi ceketle bi agacin altina coker bozlak tarzi bi seyler okur. ne zaman gorseniz sarhostur. halini gorup aciyanlar onune bozukluk falan atar. gecenlerde yine gordum onunden gecen biri: "hoca naaptin sen tek telle baglama calinir mi" gibi bi sey dedi. bunun dakafa iyiydi yine dondu: "baglamada tek tel var ama kafamda uc tel var" dedi. meczuplara olan saygim biraz daha artti.
bir zamanlar zabita ve narkotik elemanlarinin sokakta tezgah acanlarla kovalamaca oynadigi mekandir... vardiyali olarak tezgahlar gunde uc be$ defa dagitilirdi... en sonunda o kadar emek vererek yaptigi e$yalarin uzerinde tepinmi$ti bir kizcagiz cinnet halinde... ankara idi sonuc olarak... tek tip insanlarin $ehri...
93-94-95 yillarinda arkadaslarla toplanip, eski atariciye takilip, uzun essek oynalinan,daha sonra (bkz: sokak kafeye)giderken mesrutiyeti birdir bir oynayarak gecme fikirlerinin dogup uygulanmaya konuldugu ankaranin bir zamanlar en eglenceli ve alternatif sokagi
ankara'da alternatif liseli gençlik mensuplarının vaftiz edildiği iki mekandan biri (diğeri meclis parkındaki duvardır.) "alternatif abi"ve "alternatif abla"larından "vay baba supermişsin yaaa!" repliklerini duyarak kendini bir bok olmuş gibi hissetmek isteyen her turk genci haftasonları yükselde oturup depresif ayağı yapmak ve en az bir gece meclis parkındaki duvarın dibinde bira içerek sabahlamak durumundaydı bir donemler.
mutlaka çevresiyle beraber degerlendirilmesi gereken caddedir. istiklal gibi genis, görece ferah ve uzun degildir, tersine yan sokaklara yayilmistir aslinda yüksel caddesini yüksel yapan özellikler. burayi konur sokakla, karanfil sokakla selanik caddesiyle hatta sakarya caddesine kadar uzanan kismiyla ele almak gerekir. selanik kismi cafe pastane bölgesidir. konur kismi entelektüel kesim için kitapçilar ve kafelerdir, karanfil kismi daha ticari kismidir, sakarya da barlar ve dönerciler mekanidir. karanfil, konur ve yüksel'in üzerinde yer saticilari vardir, yogunluk genelde yüksel ve konur üzerindedir. iste tüm bunlariyla beraber el alindiginda bir seyler ifade etmeye baslar, istiklal'in ruhuna böyle yaklasilmis olur. ayni heyecani vermez elbet, çünkü tarihi dokusu yoktur ve yeterli yere sahip degildir belki ama yine de benzer ruhlara sahiptir.
yüksel deyince akla ilk gelen süphesiz ki dost kitabevidir, anmadan geçmek olmaz. son yillarda oldukça kalabaliklasmis, kiro mekani haline dönüsmüsse de alternatifi yoktur, hala günümüz ankara gençliginin mekani olarak hizmet vermektedir. eger ortam fazla lümpen bulunuyorsa tunali'ya akmakta fayda vardir, geçerken meclis parkinda bir mola verilebilir.
şu sıralar, kanuna benzeyen ancak tahminimce bir çin çalgısı olan bir enstrümanı çalmakta olan uzun saçlı sarışın bir genci ağırlamakta olan sokak. yanında da bir gitarlı geç oturur ve onların yanına yakışmayan, çevresini siklemez tavırlı sözüm ona alternatif gençler. aletin sesi tamamen kanun gibidir ancak tırnakları tele sürtmeyle değil, 2 küçük sopayı tele vurmakla çıkan bir çalgıdır. bazı zamanlar 50-60 kişiyi çevresine toplayan gençler genellikle bu kişilerin anlayacağı tarz müzik yaparlar. efkarlıdır müzikleri, bir "offf anam" çektirir insana. ancak yüksel caddesinin cıvıl cıvıl havasına ters gibidir, ama sezarın hakkını da sezara vermek gerekir.
geçen senelere göre, şimdilerde çokça müzisyen görmekteyiz. keman çalan esmer uzun saçlı gözlüklü hafiften dişlek sevimli bir üniversite öğrencisi ve kravatlı, ununu eleyip eleğini asmış beyaz saçlı dünya tatlısı akodeon çalan yaşlı amca.
seviyorum lan bu caddeyi.
düzenleme: bahsedilen çalgının ismi santurmuş ve de çin ile alakası yokmuş.
sabahları sıcak poğaça çıkar burdaki simithanelerden, kokusu etrafa yayılır, içim huzur dolar. trafiğin en az olduğu sabah ezanı vaktinde kuşların cıvıltıları duyulur burda. dümdüz aşağıya kadar yürürüm bu sokaktan, sonra uzun garip bir köprüyle seyranbağları'na inerim. bu garip köprüde yanında şarap şişesiyle bir amca keman çalar yağmur yağarken. amcaya iki kuruş attı mı siz gidene kadar çalar hiç durmadan. öyle böyle bir sokak değildir yüksel caddesi (bence sokağı), eve götürür, ankara'dır, özlenir.
özellikle pazar günleri tam bir şenlik panayırı halini alan caddedir. caddenin iki tarafı da bilimum işporta tezgahları tarafından kuşatılır ve incik boncuktan kılık kıyafete posterinden metalci kasetine kadar her şey satılır. açtığı tezgahta kısır satan bir teyzeyle, niyet tavşancısıyla, dövmecisiyle ve sokak müzisyenleriyle beraber hafiften festival gibisin katılmak istiyorum tandansı yakalanır. eğlencelidir vesselam.
kalabalığını, çarpık çurpuk cafelerini, abuk sabuk kaldırımlarını bile özleten, özlenen şehrin öylesine olmayan sokağı. aslında o kaldırımlarda geçen yıllar orayı yüksel caddesi yapıyor.
ne kadar nefret ettiğimi defalaca dillendirdiğim; gel gör ki ayrılınca, hatta aranızda hiç bir bağ kalmayınca(aile vb);doğduğum, büyüdüğüm, her yeri ayrı ayrı burnumda tüten bu kentte, ilk aklıma düşen cadde.
bünyesinde barındırdığı insan hakları heykeli sebebiyle haftanın neredeyse her günü bir eyleme ev sahipliği yapan, abuk heykel bölgesinden yukarıya* çıkıldığında caddeye dönüşen yaya yolu.