bir yil 365 gun 6 saat bilmemkac dakikadir, dakikayi gectik 6 saati bile ihmal ederiz hesap kitap islerinde. bu 6 saatler toplanir 4 yilda bir gun eder anca onu da subat ayina ekleriz.
dunyanin gunes etrafinda donme periyodu olarak bir yil, 365 gun 5 saat 48 dakika ve 45,96768 saniye. boylesine kusurlu bir sayi olmasi nedeniyle takvimlerde yapilmakta olan duzeltme 4 yilda bir subatin 28 cekmesiyle sinirli degil. her yuz yilin sonunda bu kurala, 4 yuzyilda bir haric, uyulmuyor. 1582'de gregoryen takvimin kabulunden beri iki kez, 1600 ve 2000 yillarinda subat ayi 28 gun surerken, 1700, 1800 ve 1900 yillarinda subat ayi sanilanin aksine 28 degil 27 gun surmus. gecip gitmis o kadar zamandan sonra bir gun eksik bir gun fazla, bize bisey ifade etmemesi de ayrica ilginctir. (bkz: zamanlarin sonu ustune soylesiler) (bkz: stephen jay gould)
5'i bir yerdeyse küçük bir oyuncağın peşinde tüm günü geçirmek, akşam babadan hafif korkmaktır. 16 tanesi ucuca eklendiğinde; gelecek için hayaller kurmak ve herhangi bir şeyi yapabilecek gücü hissetmektir. 20 tanesi bir araya geldiğinde, bazı şeyler için yavaştan geç kalmaya başladığını insanın hissetmeye başlamasıdır. 23 tanesi sırt sırta bindiğinde, alkolle birlikte geçen arayış seneleridir, 16 yaşındaki hayallerin gün be gün silikleşmesi, özgürlük uğruna başarısız denemeler yapılmasıdır. 25 tanesi çeyrek bir asıra tekabül ettiğinde arada kalmışlık duygusudur. ne gençlik, ne büyümüş olmak... ne eskisi gibi içebilmek, ne de olur olmaz şeylere gülümsemektir. 27'si bir sepetin içindeki elmalar gibi durduğunda, solup gitmek yerine yanıp kül olanları hatırlamak ve the man who sold the world'u dinlemektir. 30 tanesi hayalet gibi peşi sıra geldiğinde, iyi kötü sorulara yanıtlar üretmiş, sorgulama kısmını geride bırakmış olmaktır. herkes gibi evlenmek ve birlikteliği belediyeden onaylatmaktır. 40 tanesi omuzların üzerinde ağır bir yük olduğunda, çocukların gelecekleri için kendi hayatından vazgeçmektir. 50 tanesi yanyana dizildiğinde, geçmişi özlemle hatırlayıp "ne günlerdi be" demektir asılsız iddialara dayanarak. 60 tanesi elele tutuştuğunda; arkadaşların teker teker terk-i diyar eylemesi ve sıranın ne zaman geleceği endişesidir. 70 tanesi siyahlar içinde başında dikildiğinde, bil ki daha öncekiler gibi ölüp gitmişsindir...