sahip oldugu cesitli ozelliklerden oturu icinde bulundugu topluluga uyum saglayamamish olan ve bu yuzden de topluluk uyeleri tarafindan bi garip karshilanan kisi.bu insanlar genelde cok iyi gozlem yaparlar ve elestirilerinin icinde bulunduklari topluluklari degistiremeyecegine inandiklarindan oturu sessiz kalmayi yeglerler.
cember'in disinda yer alan kimse. belki de kendine kucuk caplarda baska cemberler yaratan, buyuk cemberin yakinlarinda bi yerde pusu kuran ve buyuk cemberden kucuk cembere gecis yapacak birilerinin yolunu gozleyen kisi.
ne kadar bireyci olursa olsun, yabanci insan icten ice isyan eder yabanci olmasina, "onlardan biri" olmamasina ve kendisi gibi baska case'lerin varligini bilmek, gormek ister.
yaşadığı dünyadan kendince bir yolla izole olmuş, tepkileri beklenilenden hep farklı, normal sınırları içinde olmak gibi bir kaygı gütmeyen, katil durumuna girmesinin nedenini sadece-güneş yüzündendi- gibi bir açıklamayla gösteren, ölüm anına dek ölümü hiç önemsememiş, ama aslında hep bunun içinde varolmuş adamın, albert camusun yabancı adlı romanındaki yeri.
alevilerin kendi aralarında konuşurken sünni anlamında kullandıkları kelime. aslında daha çok birinin alevi olduğunu anlatmak için "yabancı değil" ifadesine başvurulur.
bazı alevilerde abartılarak kendi çevrelerindeki köyler haricindeki aleviler için (de) kullanılan kelime en çok sivas yöresinde kullanılır, insan olmaya geldim türküsünü üreten fikriyata "yabancı" olan bu tip ayrımları yapmaktır.
japonca da aynı biçimde söylenen ama vahşi anlamında kullanılan sözcük.arapça kökenli vahşisözcüğünün türkçe karşılığı ise yabancıl yada yabanıl olarak kullanılır.bu ise türk ve japondillerinin ural-altay kökenine sadece küçük bir örnektir.