bugüne dün sabah uyanmıştı koynunda acımasız yalanlarla aslında gözünü açtığında korkmadı yalnızlıktan yalanlardan korktuğu kadar bütün ipler birbirine bağlanıyordu gerçekte o'nu zaten gerçekler yalanlara yalanlar yalnızlığa yalnızlığı da hüzünlere bağlamıştı...
yarınlarını dünde yaşamaya alışıktı yavaş yol almayı seven suskun yüreği... sonra birden, acımasız bir aşk çaldı, yüreğinin keşfedilmemiş kapısın bu o'nu coşturdu yavaş yol almaya alışık yüreği başladı dolu dizgin koşmaya...
çabuk gem vurdular ama, birden devrildi... ayılmadan gerçeklere, yalan rüyalar geçti göz önünden sadık dost çıkageldi sonra... yalnızlığı idi o... yalnız bırakmadı o'nu. kucakladı narin bir şekilde yavaşça incitmeden hüzünlerin kucağına bıraktı o'nu sessiz, alışık, başkaldırmadan... hatta belki şaşkınlıktan rahattı hüznün kucağında ve sadık dost yanı başındaydı sır çevirmemişti o'na diğer tüm gerçeklerden öte...
bu sabah, geniş hüzün yatağında koynunda yalnızlığı ile uyandı ve daha sıkı sarıldı...
kimi insanın sevmediği ve asla sevemeyeceği bir duygu olup bir çoğu için ise vazgeçilemeyecek kadar güzel bir duygu... alışkanlık halini aldığında yaşam tarzı olur ve öyle devam eder...
dozajı fazla olduğunda oturur kendini ararsın telefonla.
- alo meraba ben selami - merhaba selami,ben senin özbenliğinim. - ya öyle mi memnun oldum. - çok yalnızlık çekiyorum. - ben de... - bi sevişelim be ? - olur,ben dünden razıyım zaten.
aldous huxley in bir lafi vardir "vucut bulmus her ruh yanlizliga mahkumdur" . yanlizligi en yalin haliyle acikliyor. burda okudugum kadariyla bircok kisinin anladigi gibi yaninda insan olmasiyla var olmasi oldurulen bir sey degildir .
ben, yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkum edildim. bu karara bütün gücümle muhalefet ediyorum. ben yalnızlığa dayanamıyorum, ben insanların arasında olmak istiyorum. insanların düşmanlara da ihtiyacı vardır (dostlarının değerini bilmek için).
etrafinda olan tum gercekligi gormemezlikten geliyorsan i$te o zaman yalnizsin demektir. ama bence yanlizlik diye bi$i yoktur.. sadece insanin ruhsal durumuna gore madden ve manen olarak ikiye ayrilir..