eğer istanbuldan geldiyseniz ve burda trafik sorununun olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. şehir içi minibüsümsü otobüslerin saatte 20 km hızla gitmesiyle trafik oldukça ağır ilerliyor. şehrin havasından mıdır bilemem ama burda herkes ağırkanlı sanki . acele eden yok , hızlı yürümeye çalışan yok , herşey sakin bir tempoda ilerliyor. kimsenin acelesi olmuyor mu bu şehirde anlamış değilim lakin havası da bir tuhaf bu şehrin alışana kadar , özellikle migreni olanların hergün başağrısı çektiğini gördüm. bir çingene mahallesi var arabanızla yoldan geçerken yolunuz kesilebiliyor , kafası güzel biri yolda duruyor belki de farkında olmadan öylece dikilebiliyor korna sesine aldırış bile etmeden ..
bunların dışında ;
umuttepe de bulunan tıp fakültesi hastanesi oldukça güzel ,bakımlı ve donanımlı. outlet alışveriş merkezleri mutlaka gidilip görülmeli oldukça güzel şeyler olabiliyor.
eğer istanbul'dan geldiyseniz derhal sakarya ya da yalova yönüne, sakarya'dan geldiyseniz derhal istanbul ya da yalova yönüne, yalova'dan geldiyseniz derhal istanbul ya da sakarya yönüne doğru yol alınız.
yürüyüş yolu neresidir öğrenin büyükşehir belediyesi önünde yıkık duvarlı bir park olan kocaman bir binadır sakın büyükşehir belediyesi nerde diye belediyenin önündeki park görevlisine sormayın çok pis dalga geçiyorlar. hangi hat nereye gidiyor hangi durakta ineceksiniz bunları iyi öğrenin göt kadar yerde altı kere kaybolmayın eğer kızsanız izmitli olduğundan şüphelendiğiniz herhangi bir erkeğe asla yol sormayın erkekseniz de farkmaz aslında ortam kötü..en güvenilir adres tarifini 40lı yaşların üzerindeki esnaf amcalardan alırsınız. kocaelispor için "birinci lige çıkamazlar bu sezon çok kötü oynuyorlar" demeyin. kızsanız tip tip bakarlar* erkekseniz dayak yersiniz. sdkm nin nerde olduğunu öğrenin ve tiyatroya gidin. çok iyi oyunlar oluyor. izmitin simidi meşhur aaa mutlaka ye diyenler olursa inanmayın herhangi bir simit sarayından aldığınız simitten hiç farkı yok. adım başı olan pişmaniyecilerden birine girin saray helvası yiyin efsane bir şey. gece saat ondan sonra sokakta kimse kalmaz alışın.
havalar ısınmaya başlayınca, mutlaka değirmendere'ye uğrayın. depremin izlerini görün. değirmendere çay bahçesinde çay için, simit yiyin. denizin hemen kıyısında oturmanın, denizin kokusunun keyfini sürün.
ya da karlı bir günün erken saatinde ulaşın değirmendere'ye. o gri beyaz sessizliği dinleyin, huzur bulun.
sanayi alanlarıyla ormanlık alanlarının büyüklüğü aynı olan, her soluk alışınızda ciğerlerin tencereye dalmış bulaşık süngerine döndüğünü düşündüren bir havası olan, ama çevre dağlarına, doğal güzelliklerine ulaştıkça binbir renk ve florayla karşılaşılabilecek, orhan mahallesinden balaban'a uzanan bir antik şehir üstüne kurulmuş (bkz: nicomedia) , ama göçebelikten çıkamayan toplumumuzun talanına ve çarpık,çirkin kent yerleşimine rastlayabileceğiniz nadide şehirdir.
üniversite öğrencisi için oldukça pahalı, müşteri sıfatını omuzlarından atamayacakları, sosyal çevrelerini sağladıktan sonra, özellikle de ebeveynlerinden uzakta iseler terki zor bir kenttir.
gitgide yobazlaşan, yozlaşan, rantın eline, birkaç insanın diline mahkum bir şehir halini almaktadır.
gezilebilecek yerler: : karamürsel dağ köyleri, değirmendere ( kentin en büyük ve eski oyuncakçısını bulabilirseniz şanslısınız), derbent-balaban, yuvacık ( trekking parkurları, veysel dayı'nın yeri, camping alanları,doğa sporları için karaaslan tesisleri'ni öneririm ), merkezde orhan mahallesi civarı sit alanları, kapanca sokak, pembe köşk, sırrı paşa köşkü, sekapark('a giderken balıkçı barınaklarında çay içiniz ama sekaparka gitmeyiniz), gebze-darıca milli parkı/ ballıkayalar (ayakkabılarınız sağlam ve yağmurluğunuz daim olsun)
yürüyüş yolundaki ağaçların altından mümkün olduğunca hızlı geçin..aksi takdirde kargalar kafanıza sıçmak için,sizi çoktan hedef olarak seçmiş olabilir..
fethiye caddesine giderken solda yol üstünde görebileceğiniz caz cafe'ye iyi müzik ve sakinlik arıyorsanız mutlaka uğrayın. her gün başka bir dünya müziğine yer veriyorlar bildiğim kadarıyla. ben gittiğimde (bkz: cesaria evora), (bkz: cafe atlantica), distino di belita filan vardı. bayram ettim.
eğer istanbuldan trenle gitmeye karar verdiyseniz, gebzeden sonra ineceğiniz durağa kadar kendinizi koruyun. özellikle diliskelesi civarında tren şeytan taşlanır gibi taşlanıyor. temkinli olun..
halkevi durağındaki üstgeçitin bittiği yerde kapalı bir halk pazarı vardır. girişinde de camı ismiyle kaplı sarıyer börekçisi..geçitin merdivenlerinden inince görülür..burada kıymalı börek yiyerek başlayabilirsiniz. bu bile kalmak için yeterli bir sebep.
-çingenelerle uğraşmayın -aşırı sıkıcı bir yere asla taşınmayın. mümkünse izmit merkeze taşının. -fethiye caddesini bir kere görün. -akşam 6 dan sonra körfez ilçesine otobüsle gitme çilesini yaşayabilirsiniz. -belsa plazaya uğrayın.gezin dolaşın. -dolphin ve ncity mutlaka görülmeli.güzel mekanlardır. -yürüyüş yolundaki ağaçların dallarındaki "karga kovucu" cd ve dvd'lere mutlaka göz atın. -haftasonları yürüyüş yolunda 10-15 kişilik gazete dağıtanlara rastlayabilirsiniz. -kro ve maganda sayısı gün geçtikçe arttıktan bayan arkadaşlar dikkatli olunuz. -ücra ilçelerde ** saat 9 dan sonra kepenklerin indiğini ve hayatın durduğunu bilin.
eğer çarşı olarak kemeraltını kabul ediyorsanız burada çarşı denilen yer 2 sokaktır komik gelebilir ayrıca saat 12 den sonra bira bulmak için benzinlik aramak zorundasınız
kargalara dikkat edin. yürüyüş yolunu keşfettikten sonra mümkünse yan kaldırımlardan yürüyün, ya da yürüyüş yolunda ısrarlıysanız karga sesi duyduğunuz anda koşar adım ilerleyin.
eğer şehir dışına çıkacaksanız yanınıza bir kaç kutu pişmaniye ve saray helvası alın. herkes çok seviyor bunları..eşe dosta dağıtırsınız. kocaeli'den geldimi farklı bir iştahla yeniyor*
tabu oynayacak sakin bir kafe arıyor da bulamıyorsanız, fethiye caddesine dik olan etken dershanesinin bulunduğu sokakta, dershanenin karşısındaki valente'yi deneyin.
ilginç ve gri renk bir kenttir. bana genellikle ölümü hatırlatır. fethiye caddesi, izmit'in piyasa mekanıdır. bir yukarı-bir aşağı dolaşan tipleri görürünüz. fethiye caddesi'nde gidebileceğiniz bir café vardır. o da cumartesi günleri dolu olur. onun dışında, fethiye caddesi'nden yukarıya doğru yürüyecek olursanız, sol tarafta, tüm körfezi ve izmit'i gören saat kulesine gelirsiniz. uğrayın. aşık çiftlerin mekanıdır. onun dışında pek bir numarası yok. altınızda araba varsa, maşukiye'de balık yiyebilir, outlet'te takılabilirsiniz...
trenle gitmeyin. çok kalabalıktır. hırsızı yankesicisi çoktur. istanbul'a gidip gelmek işkence olur. onun yerine, izmit'te işiniz varsa, efe tur'dan yer alın. güzel şirkettir. 50 dakikada istanbul'a varırsınız.
yerli halkı aydındır ama, "manav" denen slav kökenlilere dikkat etmek gerekir. hem gericidirler, hem de insanı çatır çatır doğrarlar. kızları, serbesttir. ama, izmit'te takılacak yer olmadığı için, mecburen istanbul'a getirirsiniz.