ttnet
 

yusuf hayaloğlu gibi şiir yazma rehberi *


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. bu tarz şiir yazmak aslında meşakkatli bir iştir efem..evvela feleğin çemberinden geçip de tee uzaklara gitmek,o uzaklardan bir daha geri dönmemek lazım gelir.satır aralarında buram buram bir samimilik kokması,enseye tokat rakı masasındaki balık arkadaşlığının hissedilmesi,arkadaşların şiirde mutlak sutrette lakaplarının olması ve de ulan,bilader,gadınım vs..tarzı halk dilinin bol miktarda sos olarak kullanılması şiirdeki çeşninin olmazlarındandır.bir örnekle işlenilmesi gerekirse mevzu şöyledir icabında.. (bkz: başladık bile)

    ah müzeyyen ah ulan

    nereden icab ettiyse, eski albümlere bakıyordum geçen gün.
    hey gidi günler hey
    şair sabri.. şairdi bu, duyarlı adamdı.
    halden anlardı.
    bana demişti ki "oğlum yusuf, numara yapma
    sen bu müzeyyen'i seviyorsun
    onun da sende gönlü var, git kıza açıl
    .. derdini anlat.."
    ah işte buraya gelince gözyaşlarım sel oldu..
    bakın işte,fotoğraftaki müzeyyen hanımefendi.
    göztepe'de köşkleri vardı,
    zengindi bunlar
    hani kapılarının önünden geçmeye utanırdım
    öyle bir şey.
    bana haber yollamıştı
    "beni istiyorsa elini çabuk tutsun..." diye..
    ceketim eski, pantalonum yamalıydı..
    babası dese ki "ne yüzle kızımı istiyorsun?"
    verecek cevabım yoktu hani..
    ah ulan müzeyyen yaktın beni
    neticede o iş olmadı..
    bu da gitti cemil'e vardı.
    tilki gibi bir adam.
    kumar borcu yüzünden vurdular tilkiyi
    o da müzeyyen'i bir başına bırakıp göçtü gitti dünyadan işte..
    ah be palamut kasım..
    bari sen olaydın şimdi de, iki çift laf edeydik.
    pasajda çalardı, bizi görünce muhabbete balıklama atlardı.
    çok sabahlamışlığımız vardır birlikte.
    beni iki kere karakoldan bile kurtarmıştı.
    çok içerdi, eceli de oradan geldi.
    ben müzeyyen için kahrolurken bir akşam meyhanede
    yanıma oturmuştu..
    "arkadaşım, üç günlük dünyada değer mi hiç surat asmaya..
    al bu kadeh benden olsun.." demişti.
    öyle tanışmıştık.
    şen bir kahkahası vardı, ama biz bilirdik, içinden yanardı o...

    kavanoz dipli dünya, anasını satayım...
    iyi insanlardan kaç kişi kaldık ki şurada?..
    (hepatrol, 27.09.2004 20:23 ~ 20:29)
  2. (bkz: gozleri intihar mavi)
    (equiron, 27.09.2004 20:26)
  3. ah müzeyyen ah ulan 2

    marpuç derdik biz buna
    adı tahsin..
    çok nargile içerdi ordan mütevellit
    müzeyyen'in küçük kardeşi..
    ona abilik etmişliğim vardır
    yeri geldi, cebine para da koyduk
    ah ulan tahsin ah
    bankerlik falan edecem diye
    bir takım alengirli işlere girdi çıktı.
    üç kağıtçılık falan.
    dernekten bazı arkadaşlara ters yapmış bu..
    benim haberim olmadı olamadı ah
    yoksa kulağını çekerdim.
    hafif bir dayakla kurtulurdu.
    bizim çocuklar biletini kesivermişler bir akşamüstü.
    çok üzüldüm çok.
    müzeyyen'in yüzüne bakamadım sonra..

    mal gitti, mülk gitti.
    müzeyyen desen, zaten gitmişti..
    (hepatrol, 27.09.2004 20:44 ~ 20:53)
  4. bu melekette sürüden ayrılan sürmeli koyunlar..
    ah ulan .
    hayat zalim.
    ortada ince iş var.
    durumumuz da sakattı zaten hep.
    sabah buradaysak, akşamına nerede olacağımız meçhul.
    gün geldi, benim ortalardan kaybolmam icap etmişti
    "belki yollarımız gene kesişir bir gün.." dedi ben ayrılırken.
    çok uzun süre görünemedim ortalarda.
    1980 darbesi olunca biraz da içeride yattık.
    nihayet istanbul sokaklarında serbestçe dolaşmaya başladık..
    vakit 1985 senesi falan olmuş artık.
    (teferruatını sormayın dayanılcak gibi değil lan,
    abinizin içini sızlatmayın.)
    birkaç kere daha görüştük sonradan
    ismi gibi güzel canan can.
    ortamlar ters olmasa ona ev bile açardım
    gönlümün telleri epey titredi o vakitler.
    kısacası ve uzuncası hüznümün tek ortağı
    kulağımdaki hıçkırıklı ses ah ,
    dertli gönüllere giren işte benim zeki müren..
    (hepatrol, 03.11.2004 01:14)
  5. kızıl dağlardaki mağrur bakışlı baykuşların türküsü
    ve amazonlardaki yüreği altı okka maymunların
    nesli tükemiş bıçkın, hayta bir neandertalin
    kelle koltukta duruşuydu sana olan sevgim
    ne çabuk unutuldu doukuzyuzyetmişdokuz yazında yaşadıklarımız
    kimdi seni sarhoş masalarında mezeyken çekip çıkaran
    kucaktan kucağa dolaşırken oturak alemlerinde
    kimdi söyle, kenarın dilberiyken senin elinden tutan
    hangi şerefsiz organ mafyasına sattın, şu temiz yüreğimi
    hangi aşağılık köpeklere mama ettin, kıyma yapıp bedenimi
    hangi sahte endülüjans kağıdına sattın sevdamızı
    hangi bar solcusunu inanıp terk ettin beni
    sanma yıkar beni bu sahte fetret devri
    sanma sürünürüm sensiz meyhane köşelerinde
    sanma sahte rakı kör eder gözlerimi
    son nefeste yüzünü görmek için yaşıyorum
    ve şuraya yazıyorum
    diz çöküp yalvarmazsan önümde
    adam değilim...
    (grinder, 18.05.2006 19:53 ~ 19.09.2006 09:02)
  6. ah sabirtasi ah ulan, demek simdi ucuyorsun

    demedim mi sabirtasi demedim mi sana,
    bu sozluk yutar ulan, adami.
    haykirdim, yalvardim, isyanin atesi oldum.
    caylakligim, voltalarda gecti. erken tanistim ayar denilen illetle.
    butun gammazlarda afisim durur. anketlerin, formatin ve ispiyonlarin,
    etrafindan.
    son bir defa, ayar vermek istiyorum, populer bir troll olmak istiyorum.

    entriylerimin namusu olmak istiyorum.
    son bir defa;
    polemiklere bulasmadan, anket doldurmadan, ayar yemeden.
    yazmak istiyorum.
    kimseye dokunmadan ve sacmalamadan.
    kilavyenin amina koyarcasina, baslik sicmak istiyorum.

    ezik gorunsemde, firtanalar bicmisim.
    ey eksi sozluk eyyy!
    bu aksam yemin etmisim, and icmisim.
    bir daha anket doldurmamak icin.
    utan ulan utan.
    trollerinden utan.
    populer olmanin yalanci orospusu.
    bunca caylak, gammaz, mefta.
    utanmiyormusun.
    ucma ani geldi.
    beni opmuyormusun?

    hikayenin ozeti bu. vakit tamam, simdi ucuyorum.
    doyamadim inan, kanmadim polimiklere ve,
    ucsuz bucaksiz anketlere.
    hoscakal... gozumun capagi hoscakal.

    eyy... eksi sozluk eyyy!...
    butun sabirtasi yazarlar, onay bekleyen caylaklar.
    sarsmiyor mu? seni.
    bunca ayar,
    onlarca ukte
    gotum kasiniyor. gormuyormusun?
    ucma vakti geldi.
    beni opmuyormusun?
    (hummerabi, 20.02.2009 15:40 ~ 15:52)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment