hesabın var mı? giriş yap

  • sağcıların topluma empoze etttiği abuk bir fikir. sağ ideoloji, sosyal demokrat ideoloji karşısında kendini savunamayacak kadar ilkel duruma düşünce, bu tip kavram kargaşaları yaratmayı seçti.

    sağ ve sol ideolojinin temel insan haklarına bakışı değişti mi?
    sağ ve sol ideolojinin emek/sermaye denklemine bakışı değişti mi?
    sağ ve sol ideolojinin seküler/muhafazakar duruşları değişti mi?

    hepsinin cevabı "hayır" iken ve dolayısıyla hayat hakkında düşünen insan kendini illa bu birbirine taban tabana zıt iki görüşten birinde ifade etmek zorunda iken, nasıl sağ ve sol kavramları geçerli olmaz.

    not: sosyal demokrasiye, sağ ve sol ideolojinin bir karmasıdır diyen bir arkadaşa rastladım az önce. kapitalizm/sosyalizm üzerinden muazzam bir kavram karmaşası yaşadığı belli.

    gerçi meral akşener'in memlekette ne kadar aşırı sağcı siyasetçi varsa topladığı partiye oy vereceğini söyleyen chplileri gördükçe, bu tespiti yapan arkadaşın az bilmekten kaynaklanan hatasını bile mazur görüyor insan.

  • olcay sahan olcay olcay olcay olcay

    arda turan arda arda arda arda

    maçı bu şekilde anlatan spiker.

    hele gecen yil sky360'da basketbol maci anlatirken..

    lofton lofton lofton lofton

  • topluluk içinde ve bire bir konuşmada hareketlerinin değişimini gözlemlemektir.

    bazı insanlar yalnızken çok iyidirler, yargılamazlar, ön yargısız görünürler, anlayışlıdırlar. sonra yanınıza birileri geldiğinde ya da birkaç kişi birlikte bir yere oturup konuştuğunuzda bambaşka biri olurlar. tamamıyla değişirler, size değersiz hissettirirler, kendilerini kanıtlamak için yalnızken yapmadıkları şeyleri yaparlar ve bence bu bir insanın sahip olabileceği en berbat özelliklerden biridir.

    kısacası ıssız adada birlikte yıllarca yaşasanız dahi bir insanı tam anlamıyla tanımış olmayabilirsiniz, toplum içindeki hareketler o kadar önemli ki.

  • yıllarca e kitap okuyucu almayı düşünüp vazgeçtim. sonunda paraya kıyıp aldığım cihazdır. sosyal medya kullanmaya başladığımdan beri kitap okuma alışkanlığımı büyük ölçüde kaybetmiştim, bu cihazla hem hevesten hem de daha önce erişemediğim kitaplara erişebildiğim için günde 1 saate yakın kitap okuyorum. okuma alışkanlığımı geri kazandım diyebilirim.

    bir aylık kullanım sürem boyunca yorumlarım;

    öncelikle cihaz ile ilgili olarak;

    1- kesinlikle çok rahat bir ekranı var, kendinden aydınlatmalı ve siyah fon-beyaz yazı imkanı ile çok kullanışlı. geceleri yanınızdakini rahatsız etmeden kitap okuyabiliyorsunuz. fontu büyütüp küçültebilirsiniz. ayrıca basılı kitaplarda sahip olmadığınız (% olarak ilerleme, chapter sonuna kaç dakika var vs. ) şeylere de sahip oluyorsunuz.

    2- sözlük imkanı süper, içinde ingilizce-ingilizce sözlük ile geliyor ama internetten okuma yaptığınız dil ile ilgili sözlükler bulup indirebilirsiniz. ben ingilizce-türkçe sözlük indirdim örneğin. ayrıca yine cihaz içinde daha önce arama yaptığınız kelimelerin listesine ulaşıp bu kelimelere tekrar bakabilir, çalışabilirsiniz. yabancı dil öğrenmek için ideal.

    3- alt çizme, not alma gibi özellikleri var. tabi ki basılı kitap kadar pratik değil ama kendi içinde avantajlı olduğu durumlar var. örneğin kitapta bir kısmı highlight (alt çizme) olarak işaretlediğiniz. sonra tüm highlightlarınıza tek bir yerden erişebiliyorsunuz. aslında araştırma yapmak için kitap okuyorsanız kesinlikle daha pratik. ayrıca not da aynı şekilde üstünü çizdikten sonra kendi klavyesi ile yavaş da olsa not alabilirsiniz. kendi düşüncem not alma kağıtla karşılaştırıldığında nispeten zor olsa da tüm notlarınıza erişebilmek çok pratik bu nedenle değer.

    not tutmak ve organize etmek için harika bir öneri geldi toy suhteden; clippings.io, ücretsiz üye olup kindle'ınızın içindeki my clippings.txt dosyasını import edip tüm notlarınızı organize bir şekilde görebilirsiniz. ayrıca chrome eklentisi ile kindle store'dan aldığınız kitapların notlarını da görebiliyormuşsunuz.

    4- 8 gb versiyonu kesinlikle yeterli, 32 gb'a hiç gerek yok.

    5- şarjı gerçekten çok uzun gidiyor, ekran ışığını açmadığınızda şarjı bitmiyor diyebiliriz.

    gelelim türkiye'deki e kitap ortamına;

    açıkçası benim en çok merak ettiğim konu buydu, almadan önce çok araştırdım. nasıl satın alınacak, satış fiyatları vs. fakat şunu söylemeliyim ki hiç bir e kitap henüz satın almadım. zaten amazon kindle store ile türkiye'ye giriş yapmadı henüz. girdiğinde belki rekabetçi bir ortam oluşturarak bu piyasayı normal bir hale getirebilir. aksi halde şu anda e-kitap almak saçmalık seviyesinde pahalı. şimdiye kadar okuduğum kitapların hepsini internetten buldum ve sorunsuz indirdim.

    bu her ne kadar emek hırsızlığı olsa da ekitap fiyatları makul seviyelere gelene kadar bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. açıkçası yayınevleri buna direnç göstermeyip şimdiden yasal olarak bu yola girseler, insanlar da bu illegal yolları öğrenmeden güzelce 3-5 liraya kitap alıp okusa daha güzel olur.

    kitap bulma, indirme yükleme vs. konuları hakkında yorumlarım;

    1- yeni çıkan kitaplar hariç neredeyse tüm önemli kitapları bulabiliyorsunuz, illa ki bulamadığınız kitaplar olacaktır fakat onları da basılı olarak satın almanıza bir engel yok.

    2- (bkz: sömürülesi e-kitap siteleri) başlığında pek çok farklı alternatif var benim 2 favorim var linklerini aşağı bırakıyorum
    genellikle yabancı ağırlıklı ama türkçe kitap da bulunan z library

    ve daha önce debeye giren bir entry vasıtası ile öğrendiğim genellikle türkçe kitaplara erişebileceğiniz eksikitap

    3- favori bir kitabınızın yabancı dildeki versiyonuna erişmek çok güzel bir şey, hem dil gelişimi açısından hem de arşiv yapabilmek için.

    4- çok farklı alanlarda yabancı dilde ekitap bulabiliyorsunuz, örneğin yemek kitapları veya belli bir konuda özelleşmiş kitaplar. bunları türkiye'de isteseniz de basılı olarak bulamazsınız.

    5- calibre programını kesinlikle kullanın hem e kitaplarınızı düzenli tutabileceğiniz bir kütüphane görevi görüyor hem de kindle'a doğrudan kitap gönderebiliyorsunuz. not: kitapları epub olarak arayın calible mobi'ye aktarım sırasında çeviriyor. mecbur kalmadıkça pdf indirmeyin okuması zor.

    6- eğer bir arkadaşınızda da ekitap okuyucu varsa beğendiğiniz bir kitabı arkadaşınıza mail atabilirsiniz :) (ödünç verilip geri gelmeyen kitaplara son)

    tüm bunların yanında e-kitap okuyucunun şöyle bir avantajı var ki beni en çok o cezbetti ve alana kadar farkında değildim. pek çok kitabı bugüne kadar basılı olarak beğenip satın almış, fakat biraz okuduktan sonra bana uygun olmadığını fark edip bırakmıştım. ekitap bu israfı direkt önlüyor, bakıp beğenmediğinizi anlayıp siliyorsunuz. bu nedenle okuduğunuz kitap sayısı düşük bile olsa yarıda bıraktığınız kitaplar için bile kindle veya başka bir ekitap okuyucu almaya değer.

    edit: ben de neden bu kadar mesaj geliyor diyorum, debeye girmişim :)

    gelen mesajlar üzerine bazı eklemeler yapmak istedim.

    1- ekitap sitesi olarak: libgen.is önerildi. toy suhteye teşekkürler.

    2- amazon hesabınıza kindle tanımlaması yaptığınızda size bir mail adresi veriyor o mail adresine kitabı yolladığınizda doğrudan kindle a geliyor. oldukça pratik. madeingoda teşekkürler.

    3- pdf okuması yapılıyor fakat çok konforlu degil, denediğim bir kitapta başlıklar ve karakterler biraz kaymıştı. mecbur kalmadıkça pdf okumamayi tercih ederim.

    4- türkiye'de e ticaret sitelerinden birinden aldım, satıcı garanti veriyor ama açıkçası bana pek güven vermedi garantisi yokmuş gibi kabul ederek kullanıyorum.

    5- ikinci el satışı da sarı sitede çokça var. sanki pek çok kisi bir hevesle alıp şimdi satmaya çalışıyor gibi. almayı düşünenler değerlendirebilir.

  • normaldir.

    insanlar o kadar nefret etti ki kızılaydan, kan vermeyi bile güvenli bulmuyorlar.

    ben düzenli kan bağışçısıyım, hala gidip kan veriyorum. vermek istemeyen arkadaşları ikna etmeye çalıştığımda bana "ben kan versem o kadar ihtiyaç sahibinden önce akp'li bir kalantorun akrabasına gider, daha kötüsü, katar'a satmayacaklarını nereden bileceğim" cevabı aldım.
    hak veriyor muyum? evet... kan ihtiyacının öneminin de farkındayım. ama kurumu rezil rüsva etmeseydiniz, kurumu birilerinin para kaçakçılığına alet etmeseydiniz bunlar olmazdı.

    beter olun diyeceğim de, size bir şey olmuyor. olan ihtiyaç sahibine oluyor. kızılay'ı bari temiz bıraksaydınız. orayı da kirletip lekelediniz. elinizin değdiği ve pislenmeyen tek bir şey yok.

    edit: bir yazar şunu attı.
    (bkz: kızılay'ın topladığı kanların yurtdışına satılması)
    kaynak

    yazıklar olsun.

  • şirket ile şahıs arasındaki farkı bilmeyenlerin beyanı. hissedarı olduğu şirket iflas eder, adam gene şahsi servetini korur. inşaat şirketi çok zarar ediyorsa iflasını ister, kendi kişisel servetinden zararı karşılamaz. anlayacağınız iflas, şirket sahibi zenginler için nimettir. şahıs olsa ölene kadar alacaklar peşini bırakmaz, öldükten sonra da borç çocuklarına kalır. onlar da mirası reddedeceğiz diye mahkemede sürünür.

  • insan gibi yağmamaktadır.

    hala işe gidemedim.

    şaka lan şaka sabahtan beri evde oturup, yağan karı izliyorum. işsizim ben.