olgun bir hurmanin ezilip balla kari$tirilerek, icine ceviz, muz dilimleri vs. eklenmesiyle elde edilen bir meyve salatasi. viagra etkisi yaptigi söyleniyor. lakin hic farketmiyor.
yunanca kok "atomon"dan gelir aslinda ismi, ve maddenin karakteristik ozelligini tasiyan temel yapi tasi olmasina ragmen en kucuk birimi oldugu aslinda dogru degildir..kucuk, yogun ve pozitif yuklu bir hucreden ve bu hucre etrafinda varsayimsal olarak yorungede dolasan (ki pek dogru degil aslinda) negatif yuklu elektron parcaciklarindan olusur..hucrede ise pozitif yuklu protonlar ve notr yuklu neutronlar bulunur..elektron fundamental (yani daha ufak birimlere ayrilamayan) bi parcacik olmasina ragmen proton ve neutronlar oyle edgildir..
atomun yapisina bi olcek vermek gerekirse ve proton ve neutronlarin capinin bir cm oldugunu varsayarsak bu olcege gore elektronlarin capi bir sac telinin capindan az ve tum atomun capi da yaklasik 30 futbol sahasi uzunlugunda olurdu..
bugün kullandığımız anlamda atom kavramını ilk kez ortaya atan düşünürler leukippos ve demokritosdur. bu düşünürler; ”doğada mevcut her maddenin, fiziksel olarak bölünmeyen atomlardan oluştuğunu ifade etmişlerdir, ayrıca atomlar arasında boş uzay bulunduğunu ve devinim halinde olduklarını belirtmişlerdir. m.ö.440 yılları. aristo (m.ö. 384 -322) makedonyalı idi. maddeye bakışı; kendinden önce yaşamış olan atomculara olan tepkisini ifade eder. o da empedoclesin düşüncesine katılır ve dört ana maddeden herşeyin yapıldığını söyler. 19 . yüzyıla gelene kadar bu düşüncelere bir ilave yapılmadı ve İlk kez john dalton (1766 1844 ) atom kavramınını tekrar ele alarak modern atom kavramını ortaya attı. dalton kimyasal reaksiyonlarda tam sayılarla belirlenen oranlarda maddenin tepkimeye girdiğini gösterdi ve maddelerin atom denen sayılabilir ama bölünemez parçalardan yapıldığını ifade etti. aynı zamanda atomların ağırlıklarını ortaya koyan bir çizelge hazırladı. j.j.thomson 1897 yılında elektronu keşfetti. 1900'lü yılların başlarında ernest rutherfort(1871 1937) günümüz atom modelinin temelini teşkil eden esas yapıyı ortaya koydu. atom’un; kütlesinin büyük bir kısmını olusturan çekirdek ve bu çekirdek etrafında dönen elektronlardan yapıldığını ortaya koydu. rutherfort çekirdeği oluşturan pozitif yüklü parçaya “proton” adını verdi. 1932 yılında chadwick nötronu buldu. daha sonra kuantum teorisi doğrultusunda niels bohr(1883 1962) bohr atom modelini ortaya attı ve elektronların belli yörüngelerde bulunabildiğini ve bunun plank sabiti ile ilgili olduğunu ifade etti.
bir zamanların efsanevi çizgi film kahramanı olan karıncanın lakabıdır... son zamanlarda ismi galatasaray'lı suat'la birlikte anılmasına karşın o hafızalarımızda çocukluğumuzdaki saf ve temiz haliyle yer etmiştir...
atomun maddenin minnacık yapıtaşına verilen isim olduğunu tespit eden bilim otoriteleri. asırlar sonda atom yapısınını, güneş sistemi ile olan benzerliğine dikkat kesilmişlerdir. olay doğrudur. büyük şeyler araştırılıyorsa etraftaki küçücük şeyleri incelemek araştırmaya ışık tutabilir. bilimsel icatlarda insan organlarının referans olarak alınması da buna benzer birşey değil midir? atom nelerden oluşur, çekirdek ve elektronlar... çekirdeğin çevresinde saniyede 1.000 km. gibi akılalmaz bir hızla hiç durmadan dönen elektronlar, birbirleriyle bir kez bile çarpışmazlar. birbirlerinden herhangi bir farkları bulunmayan bu elektronların farklı yörüngelerde bulunmaları ise ayrı bir akıllara sakatlık verici hadisedir. dediğimiz üzere asırlar sonra atomu güneş sistemine benzetenler, elektronları da gezegenlere benzetir. benziyorlar da ha. bakınız hepsinin kendine has yörüngesi var. uyduları da var mı acep? en güçlü mikroskopların bile göremeyeceği kadar küçük bir alanda dönüp-duran onlarca elektron, atomun içinde çok karışık bir trafik yaratır. burada dikkat çeken en önemli nokta, çekirdeği elektrik yükünden oluşan bir zırh gibi kuşatan bu elektronların atomun içinde en ufak bir kazaya yol açmamalarıdır. üstelik atomun içinde yaşanacak en ufak bir kaza felakete sebep olabilir. ama böyle bir kaza asla gerçekleşmez; tüm işleyiş mükemmel bir düzen ve kusursuz bir sistem içinde devam eder. olay böylecene devam eder gider.