1897 yılında istanbul'da doğdu. çocuk yaşta fransızca ve rusca öğrenmişti. 1923 yılında muhsin ertuğrul'un teklifiyle halide edip adıvar'ın romanından sinemaya uyarlanan "ateşten gömlek" filmiyle sinemaya adım attı. aynı yıl "ceza kanunu" adlı oyunla sahneye çıktı. 200'ün üzerinde oyunda ve sayısız sinema filminde rol alan muvahhit, 1975 yılında şehir tiyatroları'ndan emekli oldu. 1987 yılında devlet sanatçısı ünvanını alan muvahhit, 20 ocak 1994 yılında hayata veda etti. türkiyenin ilk kadın oyuncusuydu.*
bir kuaforde kendisiyle karsilasip,"aahh.bedia hanimcigim;ben de tiyatrocu olmak isterdim ama babam olmaz,orospu olursun sonra diye karsi cikti," diyen bir kadina "yaa oyle mi?peki siz ne zaman ve nasil oldunuz oyleyse?" dedigi rivayet olunan tiyatrocu.
genç kızlık adı bedia şekip (daha sonraları tiyatrocu ahmet refet muvahhitle evlenip muvahhit soyadını alıyor). doğduğu yer istanbul. doğum tarihine gelince tartışmalı. kimi kaynaklar 1897, kimisi de 1902'de dünyaya geldiğini ileri sürüyor. bedia'ya doğumundan çok yıllar geçtikten sonra bir oyuncu kaç yaşında olduğunu sorunca başarısının ve ününün doruğunda olan sanatçı "ne yapacaksın benim yaşımı?" demiş, "her hafta berberime gidiyorum, araba kullanıyorum, çalışmalarıma muntazaman devam ediyorum, geceleri sizlerle birlikte saat bire ikiye kadar oturuyor, yiyip içip eğleniyorum. daha ne istiyorsunuz?"
muhsin ertuğrul un cumhuriyetin ilk yıllarında sahnelediği othello oyununda desdomona yı canlandırmıştır. türk kadınının yeni yeni sahneye çıktığı günlerin tanığıdır.
haldun dormen'in ilk filmi bozuk düzen'i çekiyoruz. bedia hanım benim annemi oynuyor. ekrem bora da var oyunda. o tarihlerde levent'teki villasını filmcilere kiraya veren "g" adında bir bayan var. biraz geçkince ama alımlı bir hanım. genç erkeklere olan merakı dillere destan. hatta bizim ekrem'e de pek hayran... bir gün onun evindeyiz. biz bedia hanım ile makyaj yapıyoruz. o da elinde çay bardağı, yanımıza geldi. bir ara söz döndü dolaştı artist olmaya geldi. "g" hanım derin bir iç çekip " ah ah ben de artist olmayı çok istedim. hatta şehir tiyatrolarına yazılmak için müracaat bile ettim. ama ailem, olmaz, sonra kötü yola düşüp orospu olursun dedi. beni engelledi" dedi. o böyle der demez küçük aynasında dudaklarını boyayan bedia hanım başını bu hanıma çevirip kendine has o ses tonuyla ve gözlerinin içine bakarak " eeee peki sonra nasıl oldunuz ?" demez mi. kadın mosmor olup dışarı çıktı. ne müthiş bir espiri diye düşündüm hep.
kendisinin ilk kez sahneye ciktigi yer izmir kordonda bir dükkandir.. yani su anda o dükkan triko satmakta. ben o dükkanda nasil ilk kez sahneye ciktigina akil sir erdiremiyorum. heralde ürün tanitimi icin sahneye cikti.. aklim almior o ortamda daha onceden tiyatro olabilecegini..
bedia muvahhit ile vasfi rıza zobu turneye çıkmışlar. o zaman yollar uzun, araç hurda otobüs. yolda vasfi rıza'nın çişi gelmiş. otobüs durmuş. vasfi rıza bey karanlıkta kaybolmuş. sonra geri gelip bedia hanım'a yakınmış:
- ahh tam yaparken rüzgar ters yönden esti. üstüm başım perişan oldu.
bedia hanım durur mu, hem de o müthiş yan bakışı ve çıtır çıtır ses tonuyla:
- kuzum sen bulup da çıkarana kadar meteoroloji değişti.
türk filmlerinde genelde zengin kötü kayınvalide rollerinde karşımıza çıkar, aliye rona filmlerde nasıl kötülüğü aksiyona dönüştürüp türlü türlü oyun oynuyorsa kurbanlarına, bu hanımefendi de mükemmel alaycı ses tonu ve küçümseyici bakışlarıyla fakir ama gururlu genç kızları canından bezdirmiştir.