safiye ayla'nın da hoş bir şekilde söylediği bu şarkıyı, atatürk de pek beğenirmiş. aslında şarkı formunda değil, türkü formunda bişey bu. zaten sadettin kaynak beyefendi, tsmnin ruhunda thmnin canlı olduğunu savunanlardan biridir.
efenim geçelim karacoğlan kelamlarına.. yalnız bu şarkıyı söylerken tane tane söyleyeceksiniz! yani mesela "incecikten" kısmısı "in ce cik ten" diye söylenecek. bayılıyorum müzüüne de bu türküşarkının... allaaaaaaa
incecikten bir kar yağar tozar elif elif diye..*2 deli gönül hayran olmuş gezer elif elif diye yar sana hayran! can sana kurban derdime derman bulamam aşktan elaman *2
elif kaşlarını çatar gamzesi sineme batar *2 ak elleri kalem tutar yazar elif elif diye.. yar sana hayran.. can sana kurban... derdime derman bulamam aşktan elaman (anasını sadiim) aşktan elaman (kıt'a aralarında önce bir din din din din, sonra eşsiz bir orkestrasyon var) karacoğlan eğmelerin gönül sevmez değmelerin *2 iliklemiş düğmelerin çözer elif elif diye yar sana hayran (obarey) can sana kurban derdime derman bulamam (ulan allahsız) aşktan elaman... aşktan el aman!
bu şarkının en sevdiğim kısmısı "yar sana hayran" diye başlayıp "aşktan elaman" diye biten nakarat kısmısı..
'alef' martin mystere maceralarindan biri olmaktadir, bu macerada martin alef'in yani gizemin yani dunyayi degistirecek gucun pesine dusmektedir ve yari yolda borgesle karsilasinca maceranin edebi boyutu daha bi tatlanmaktadir..
aslen kırım'da yazılmış bir türküdür; lakin daha sonra eskişehir'de derlenip toparlanmıştır.. elbette, bu derleme işlemi esnasında, değişmiş, yöreye uygun bir kıvama gelmiştir.. bir de kütahya yorumu vardır tabii, onun da çapanoğlu hisarlı ahmet'tir..