son derece efendi ve sakin gorunu$lu bir insandir. konserlerinde devamli seyirciyle sohbet etmeye cali$ir, ama bunu yaparken her defasinda utanir, gozleri onune bakar, acaip sakin bir ses tonu vardir. huzurlu gulen insanlardan biridir. '64 model bir strat'i* vardir. d'addario tel kullanir. $arki da soyler ama, en gonullere hitap eden $arkilari enstrumental olanlaridir. ozellikle enzo shuffle, lone star, white cliffs of dover, trademark, s.r.v., manhattan, zap, missing key ve schubert'in ave maria'sini yorumlamasi tavsiye edilir.
steve vai ve john petrucci gibi mekanik canavarlarin arasinda kendi halindeki tavirlari ve sukuneti ile sivrilen bir adam. kokenleri rock'dan ziyade daha cok blues'da yatan bir insandir, bu sebeptendir srv* ile kankaligi. basit melodiler ve guzel armoniler nedense bu adamin pe$ini birakmaz. lone star dinlemek gerekir. sukunet ve azamet abidesi misin abicim dedirten adamdir...
gitar bilgisi, çoğu insanın anlam vermekte zorlanacağı şekillerde modlar kullanması ve bunu canlı performans'da bile, çoğu insanın beceremeyeceği parmak geçişlerini hatasız yapması vs* gibi özelliklerle kanıtlanmış ve yazdığı melodiler bakımından da olayı koparmış* gitarist.
g3 videosunda goruldugu itibari ile, yuzunden du$urmedigi tebessum, alcakgonullu tavirlar, seyirciden hafif utanarak calmasi, sukuneti ile zirzop vai ve satch arasinda sanki daha once de gordugumuz paco de lucia, john mclaughlin ve larry coryell ekibindeki larry coryell hazzini ya$atan adam, muhte$em armonilerin, en guzel reverblerin adamidir eric "his calmness" johnson.
arka arkaya lone star ve pavillion ve elevator sky movie dinlendiginde kisa sureli seratonin overdose ve di$ dunyaya uyum saglama zorlugu ya$atan adam. ululardan bir yuce $ahis, nasil saygi duyacagimi bilemedigim, yaranmak icin aha da 5. entry'mi girdigim gitar ustadi. kurbana, olmadi paskalya'ya gelip opecem o mubarek ellerinden yinelemek isterim. evet isterim.
yeniden g3 videosu seyredildiginde, yaninda azan abaran vai ve satch'a prim vermeden melodik takilan, arada bir inanilmaz armonilerle "hu$$$ aloo akilli olun" modunu hissettiren, tebessum adam, pa$a cayi icen adam, eric "tranquility base" johnson. hatta eric "venus isle" johnson. evet abi, sana acik acik yalaka modundayim*, ama inaniyorum bir gun okuyacaksin bunlari eric abim, i$te o zaman...sevenleri ayirmayin sevenler ayrilmayin, kurban'da geliyorum elinden opmeye.
yuzundeki o ciddi ifade ile akustik gitar ile "the first noel" calmasi, hemen ardindan yaptigi armonik numaralar ile kendi kendine tebessum eden, sonradan donup seyirciye de hinzir bir velet gulumsemesi atan, devaminda stratocaster ile "bir christmas carol nasil reverb ile calinir" isimli dersini veren, tum yetenegi ve dehasina ragmen tek boburlenmesi alcakgonullulukle tebessumu olan bir gonul adami, bir ustad, "sir" eric johnson, duke of venus isle.
cok ama cok buyuk bir adamdir kendisi. muzigiyle dinleyeni huzura kavusturan, mütevazilik abidesi, sevgi kelebegi, sokakta görülse yanagindan öpülmesi farz olan, tapilasi insan.
bu kendisine 8. entry olmakla beraber, muhabbetimde ve hayranligimda zerre azalma yoktur, olamazdir. manhattan icin boyle hu$u icinde beklerken, "next one is called manhattan, i hope you enjoy it" diyerek zevklere gark eden, ama bundan haberi yokmu$ gibi tavir alan bir tecahul u arif agabey, gercek gitarlarin soylusu, bilgeligi ve sadeligi en guzel birle$tiren iki adamdan biri (digeri icin (bkz: dave gilmour)).
sabah cayinizi servis bile edebilirim muhterem conson abim. yengeniz de $ahane elmali yapti, vallahi parmaklarinizi yiyceniz.
armoni anlayışına taptığım adam. kendine has, sakin, mükemmel bir tarzı vardır. bööyle kamburcana çalar gitarını, aile dizilerindeki gençlere benzer, romantik komedilerde oynayabilir öyle böyle değil. g3 konserinin efendi adamı olarak kayıtlara geçmiştir.
ilk dinlendiğinde insanin* "calarim ben bu parcalari ya kolay gozukuyor" dedikten hemen sonra gitari eline alinca crossroadsdaki steve vai gibi hissetmesi oldukca normal biseydir*. gitar calisinda piyanodan oldukca etkilenmistir. gitarı akord edisi (kendisi sol telinden başlar, önce inceye gider, sonra kalına), aralarda bastığı akorlar, penayla beraber parmakların kullanımı ve dile getirdiği kelimeler onun piyanodan oldukça fazla etkilendiğini birebir bizlere anlatır.
inanılmaz bir müzik kulağı vardır. normal bir insanın duyamayacağı incelikte sesleri duyabilme yeteneğine sahiptir. bundan olsa gerek, gitar soundu konusunda fazla takıntılı bir kişilik. her pedalına farklı marka piller kullandığı biliniyor.
ayrıca, o ne tondur; nasıl bir armoni anlayışıdır öyle..
96 g3'te diğer iki canavarın bir iki adım önündedir benim nazarımda. hele manhattan yok mu? açıp tabları bile seyredilebilir. öyle sakin öyle akıcı; abartıdan uzak, büyünce onun gibi olacağım.
eric johnson, electromagnets adında bir grubun da gitaristi olmuştur zamanında. davulda bill maddox, basta kyle brock, klavyede steve barber ve gitarda eric johnson vardır electromagnets'te. aynı isimle bir de albümleri vardır, jazz-fusion, jazz-rock gibi tanımlamalar yerinde olur bu albüm için.