john carpenter

/ 2 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. sinema tarihinin en kaliteli yönetmenlerinden biri. arşivliq.

    western mitlerini, modern şehirlere taşıyan bi, western sewdalısı. adamın biri yabancı olduğu bi şehre gelir, birden olaylara karşışır, pislik çıkar... genelde bu yapıdadır filmler.

    filmlerinin yönetmenliği dışında, yapımcılığını, senaristliğini ve müziklerini de yapması açısından komple bi sanatçıdır.

    dur bildiklerimizi sayalım, eyes of laura mars, elvis, big trouble in little china, christine, the fog, escape from new york, the thing, prince of darkness, they live, village of damned, lan dur, halloween serisi, sonra, bi de vampires...

    holiwud'un sewmediği bu amca, kendi halinde, uzun, beyaz saçları, cılız görüntüsüyle tastamam farqlı bi adamdır. kurt russell da favori oyuncusudur. değerli bi büyüümüzdür.
    (cyrano, 07.03.2000 00:56)
  2. filmleri listesinden uc nadide parca: assault on precinct 13, darkstar, in the mouth of madness. ilki howard hawks'in rio bravo filmine bir selam durusu (bu lafada gicik olurum ama baska turlu anlatilmiyor) ikincisi ise universiteyi (usc) bitirme tezi olarak baslayip (oyuncular okul arkadasi) yapilmis en ilginc filmlerden biri olan iki harika film. haa birde escape from los angeles var, yine snake plissen (bkz: kurt russell) var icinde.
    (esac, 02.08.2001 00:43 ~ 28.12.2006 18:50)
  3. ing. maragoz can
    (skuzmefrench, 24.04.2002 15:55)
  4. zaman zaman takma isimler kullanır. şöyleki: frank armitage, johnny carpenter, james t. chance, john t. chance, rip haight ve martin quatermass...
    (melyche, 16.10.2002 11:32)
  5. showtime kanalının şubat ayı içinde escape from new york, the thing, the fog ve they live filmlerini yayınlayıp "allah razı olsun" dedirttiği yönetmen.
    (arsonist, 02.02.2003 01:22)
  6. (bkz: mr carpenter)
    (bkz: mr brown)
    (yoda, 02.02.2003 01:26)
  7. en iyi filmi olma payesi genellikle halloween'a verilir.
    (esac, 20.12.2003 02:21 ~ 02:23)
  8. marangoz john ..
    (lostdwarf, 20.12.2003 08:25)
  9. roger corman ekolüne mensup mudur bilinmez ama çok yakın bir çalışma anlayışı vardır.. carpenter şimdiden ziyade gençken fazlasıyla bulunan tutkunun esiri olmuş seyirciyide kendine esir etmiş üstatlardandır sinemada gerçek yaratımın çıkdığına inandığım düşük bütçe konusunda kendini geliştirmiş ve üslup konusunda kafir bir zihniyetle kendini bilemiş, hep bir hinoğlu hin edasıyla aman vermemiştir.. külliyatı korku türünde en çok etüt edilesi olup, sinemacılara cesaret akımını oluşturmuştur..
    (zzzzz, 29.04.2004 10:38)
  10. filmlerinde genellikle yüksek dozlu, ani iniş çıkışlarla, yüreklerini hoplatarak, ödlerini patlatarak izleyiciyi korkutan değil konuyu dantel gibi işleyen, yavaş yavaş ama sürekli germeyi tercih eden bir korku-gerilim filmleri üstadıdır.. aslında tehlikeli bir noktadadır.. çünkü izleyici can sıkıntısıyla ruh sıkıntısı arasında gidip gelir.. ancak zaten carpenter'in derdi ruhunu sıkabildikleri iledir.. canı sıkılanlar çıkıp gidebilir.. prince of darkness'daki alice cooper ve avanesinin sokaklarda ruh gibi dikildikleri sahneler, in the mouth of madness'daki arabanın yanından ikinci kez geçen bisikletli, the fog'un başlı başına bir sis gibi ağır ağır izleyicinin üzerine çökmesi insanın ruhuna ulaşabilen ve ruhuyla bütünleşen sahnelerdir bence.. coen biraderlerin barton fink'te duvar kağıtlarının yapışkanları eriyerek duvarlardan söküldükleri sahneyle başlayıp john goodman'ın elinde silahla alevler içinde otel koridorlarında yürüdüğü sahneye kadar yükselttiği ve kar altında izlese bile insanı terletmeyi başaran sıcaklık hissini carpenter'ın verdiği ruh sıkıntısıyla eş değer bulurum.. aksiyon yerinde sayar ama tansiyon tavana vurur..
    (boba, 28.05.2004 11:43 ~ 31.05.2004 15:24)
  11. they live'le tanıştığım, the thing'le kaynaştığım, prince of darkness'la hastası olduğum, in the mouth of madness'la "baba aştı olayı artık" dediğim yönetmen. genelde gece yarısı anlatılan korku hikayeleri tadı verir, ters giden, olmaması gereken bi şeyler olduğunu hissettirir, ama tam da göstermez. h p lovecraft hikayeleri için yaratılmış yönetmen.
    (orchant, 28.05.2004 12:02 ~ 12:16)
  12. siki cumhuriyetci, muhafazakar goruslere sahip olsa bile, korku sinemasinin en onemli kurallarini italyan korku kulturu ile harmanlayarak kurumsallastirmis oldugunu iddia edebiliriz. filmlerinde sik sik gorulen "gunahkarlarin cezalandirilmasi" temasi hala populer korku/gerilim sinemasinin en onemli kurallarindan birisi olarak kabul edilir. ayni zamanda o siralar italyan sinemasi disinda pek populer olmayan katilin bakis acisindan izlenen sahneler ile (bkz: halloween), populer sinemanin temeli olan ozdesles(tir)me kavramina yeni boyutlar katmistir diyebiliriz. bunun disinda hem teoride hem de pratikte siki lovecraft fanidir.
    (sans serif, 13.06.2004 21:13 ~ 21:16)
  13. ayrica john carpenter of mars isimli bir bilimkurgu kitabi vardir
    (jello, 03.07.2004 07:52)
  14. assault on precinct 13 az taninan ama sinirli sure icinde gecen filmlerinin yanilmiyorsam ilkidir. muzik ve film uyumu had safhadadir, filmin sonuna kadar karakola saldiran ceteden kimseyi gormezsiniz... bu anlamda spielberg 'in the duel filmini hatirlatir... gerilir de gerilirsiniz, ama budur ...
    (camurlusular, 15.09.2004 09:36)
  15. korku sinemasinin en onemli yonetmenlerinden biri. christine ve halloween (ilki) ile asmistir, korku ve gerilimin tam dozunda oldugu filmler yaparak bu isin nasil yapilmasi konusunda ders verir nerdeyse. escape from la ya da big trouble in little china gibi action/entertainment ogelerinin agirlikli oldugu fimlerinin yaninda they live gibi sosyal elestiride bulundugu filmler de yapar, bu acidan diger korku filmi yonetmenlerinden de biraz olsun ayrilir kanimca.

    ayrica son filmlerinden biri icin (bkz: in the mouth of madness)
    (mistaken identity, 08.10.2004 21:19 ~ 22.10.2004 02:33)
  16. söylentilere göre halloween'ı cekerken zaman zaman michael myers'ın maskesini takıp jamie lee curtis'i kendisi kovalamıştır. jamie lee curtis'ın canlandırdığı karakter ise adını john carpenter'ın eski bi sevgilisinden* almaktadır.
    (tom ripley, 19.03.2005 05:04 ~ 13.06.2005 21:53)
  17. filmleri genelde 90 dakika civarındadır.
    (cornflake girl, 06.03.2006 16:15)
  18. (bkz: cigarette burns)
    (uzuntu, 11.03.2006 15:06)
  19. who wants to be a millionaire'de 1 milyon dolarlik soruda kazandigini soylemek icin babasini arayan yarismaci.

    http://hodiho.blogspot.com/...h-putain-la-classe.html
    (fair, 29.08.2006 08:51)
  20. filmlerini yanyana koyunca keskin farklar göze çarpmaktadır. bir escape from x'ler olsun, bir they live olsun, bir the thing olsun; hepsi birbirinden fersah fersah uzak filmlerdir. fakat ne var ki hepsi de birbiriyle yarışacak seviyededir ve izledikten sonra hayal kırıklığı yaşatmazlar. bence carpenter'i carpenter yapmış şey de budur. big trouble in little china ne kadar eğlenceli ise, bir the thing de o kadar gerginlik vericidir, bir they live de o kadar politiktir ve bir christine o kadar romantiktir.* john carpenter gök kuşağı gibi bir yönetmendir, birbirinden farklı ve birbirinden güzel renklere sahiptir.
    (bkz: sevmek suc mu)
    (goldenwand, 07.02.2007 17:12)
  21. şu sıralar bayağı revaçta olan the end adlı şarkının sahibi.
    hatırlayamayanlar için youtube da nuri alço filmlerinde çalan şarkı ; bearshare de aratınca da nuri alço tecavüz theme diye çıkıyor.
    (kojiro, 16.04.2007 14:14 ~ 14:22)
  22. nuri alço veya tolga savacı veya banu alkan dendiğinde istemsizce aklıma gelen isim.
    bilse belki üzülürdü. ama belki.
    (fungess, 16.04.2007 19:41)
  23. 80'li yıllarda çevrilmiş türk filmlerinin çoğunun soundtrackinin sahibi olan yönetmen. herhangi bir banu alkan, serpil çakmaklı, nuri alço, küçük emrah vs. filminde bir halloween, assault on precinct 13 ya da escape from new york'un müziklerine rastlamanız olasıdır.
    (deaftone, 04.11.2007 17:54)
  24. who wants to be a millionaire adlı yarışmada 1 milyon doları kazanan yarışmacıdır. 1 milyon dolarlık soruda telefon joker hakkını kullanmak istediğini söylemiş ve babasına 1 milyon dolar kazandığını haber vermiştir. eglenceli ve yaratıcı bir tepki olmuş.

    http://www.youtube.com/watch?v=c5ofglf1oke
    (seductive, 11.12.2007 21:36)
  25. the end adlı aşmış şarkısının bir ulusun beyninde kazılı olduğunu, bu şarkıyı duyunca kızların kaçışmaya başladığını, erkeklerin kafa sallayarak gözünün döndüğünü biliyor mudur acaba?
    bizler için ömür boyu unutulmayacak bir şarkıya imza atmıştır.
    (baturalp dincdari, 08.01.2008 14:10)
/ 2 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment