filmi karanlık ama hoş .özellikle prag çekimleri kafkanın genel havasını yakalamış.ama sonundaki "baba bugün yeni bişi öğrendim..." şeklindeki bitiş olmamış bence
kafkanin eserleri ve kafka ile ilgili diğer filmlerden, özellikle de şato'dan bolca "esinlenmiş" olan film... ilk yarisi siyah beyaz, ikincisi renkliydi, daha dogrusu şatonun içi renkliydi, ilginç bir filmdi...
nigel kennedynin muhteşem bir albümü.keman adlı enstrüman böyle çalınır demiş sanki bize nigel.'melody in the wind' ve 'fallen forest' şarkılarında daha bi çok demiş hatta.
steven soderbergh yönetiminde 1992 yılında çekilmiş jeremy irons(franz kafka) , theresa russell ve ian holm gibi usta oyuncuların rol aldığı, zamanında yeşilçam sinemasının ilk zamanlarında kötü ses ve görüntü düzenine kurban gitmiş film.
yorulmaz trekking adamı, yeni süser,"doğa ile bütün bir halde zorla götürülmüş olduu yerde abi şu tepelere de çıkalım derken pöfür pöfür sigarasını üflerken badisi bizler değil miydik?" sorarım
...çok sağlam bi alman yazar (bkz: franz kafka) ...kendisi için bu dünyada yaşama tutunmak ve ayakta kalabilmek için bir dal arayan ama herzaman etrafındaki diğer insanlar için başka bir dal olan, hayatın getirdiği zorlukları bir çırpıda yüzündeki gülümsemeye ve espirilere dönüştürebilen, söyleyeceğiniz herşey için bi cevabı olan ama aslında kendisi zaten bi cevap olan, istanbullu gençler fenomeninin bir diğer eşi, bana tavlada rakip olabilecek ve benim rakip olabileceğim tek şahıs, taximin karanlık sokaklarının, izmitin, bostancı çay bahçesinin 2 şovalyesinden en yakışıklı, zeki ve cana yakın olan, beni hayata döndürebilen, yüce şahıs,yeni bi suser...
bir dost tarafından : 'benden daha zekidir,daha yakışıklıdır,daha cana yakındır' denilirken ,bir mütevazilik gösterisine kurban gitmiş...halbuki derin depresyonlarda seyreden, ucunu kaçırdıı ip olan hayatı, dostlarında yeniden yakalamış, patlamaya mahkum bir insanımsıdır bu kafka nickli varlık.
sözlüğe ilk girdiği günden itibaren ilgiyle takip ettiğim yazardı, franz kafka gibi yengeç burcu olduğunu öğrendiğimde tesadüfe bak demiştim... bugün mağdurlar zirvesinde sohbet edecek fırsatı bulamadıysam da tanıştım kendisiyle, diğer yengeç burcu erkekleriyle komün olarak oturdu, diğer yengeç burcu etkinliklerinde de görüşmek ve sohbet etmek isterim, üstelik fetişisti olduğum istanbul üniversitesindenmiş!
karsilikli oturup kas goz hareketleriyle saga sola mimik soktuk* nasi olursa artik eheh. overall iyi anlastigimizi saniyorum her ne kadar ilk basta bana da cay ismarlanmasi konusunda mirin kirin etmis olsada..bira zirvesinde umarim adi romantik kendisinin ne oldugu belli olmiyan romantik cafe'deki mal ortam olmazda daha guzel muhabbet eder saga sola tcktck yapariz..
pek kendini begenmiş yeni yazarımız. zirve*de en basta etrafa burnu havada bakışlar attı. sonra baktı ki bu kadar havayla cikotopların peşinden koşması zor olucak, yelkenleri biraz suya indirdi. ilk zirvesi icin sessizligini anlayışlı karşıladık ama baktık ki sonradan pek bir cenesi acıldı, cıkardı kıskaçları ortaya. üstelik kıstırmaya calıstıgı kişi de bendim aynı masada oturdugumuz icin. "eye for an eye" mücadelesi ile benim burcuma laf etmeye, ikizler kadinini kötülemeye çalıştı. ancak herkes gibi ben de biliyorum ki kedi uzanamadigi cigere mundar dermiş... neymiş mundar dermiş. hadi ordan pssst diyorum kendisine buradan.*
pes sevgili saygideger muhtesem dgm hakimlerimizden birinin cehaletinden dolayi giyabi tutuklama karari cikarttirdigi ve halen aranmakta olan sevilesi yenilesi asik olunasi sahis ayrica aforizmalari beni aduket yemis chun li gibi yapmistir. fonda gidecek en iyi sarki kesinlikle anlam bakimindan where is my minddir.suser olmayan kafkadir bu bahsedilen alinmasin kendisi:)
bostancı biraver zirvesini düzenlemesi sayesinde tanıştığım insanlardan biri. fena organizatör de değil hani cebani ile birlikte. saçlarını açtığı ve yüzüne kapattığı zaman the ringdeki korkunç kıza benziyor* kendisi sayesinde içki sevmeyen insanlar bile biraver neymiş görebiliyor kurcalayabiliyormuş bunu gördüm.*
bi kere uzun sacli** arti sarkoyden.sarkoyden nefret edebilirim ama orayi gorup de halimi anlayabileceklerden asla...* eh muhabbeti de fena degil,az cok muzikten de anliyor...*