büyüdükten sonra seyyar satıcıların alicengiz oyunlarıyla çocukların nasıl kanına girdiğini-ki bizzat kendisinin de kanına girilmiş şahsım gibi- analiz edip ipliklerini pazara çıkaran; fakat yine de bu şerefsiz lerin özlemlerinden yanıp tutuşan bir yazar, ayrıca (bkz: helvacı) *
tam kendisinin caylakligi adina nickinin altina entry yazacakken yine caylak*oldugumu ogrenmeme sebep olmus yazar. haa ne yazacaktim dersiniz kendi derdime dustum neydi hatirlamiyorum yazar olunca insallah diyorum .allah kurtarsin diyorum hepimizi .
kendisini emekli albay değil nazi ss subayı olarak görmekteyimdir. (dolabında üniforması hâlâ duruyor efendim. çok gizli, kimse bilmiyor) yoo yo, hayır, itiraf ediyorum, benim için şakacı şirin'den farksız, o derece...
kendisine vermiş olduğum "seni artist yapacağım" sözünü tutmuşumdur. sayemde başrol oynamıştır. (bkz: #7890734) üstelik bir de senarist yönü varmış. o yönünü de en kısa zamanda değerlendireceğiz.
bir pazar sabahı, şişmiş gözlerle bilgisayara bakarken sol frame'e düşen hoş bir entry ile beni gülümseten, uyku mahmurluğumu üzerimden atmamı sağlayan, pazar pazar sözlüğü şenlendiren.
artik aramizda olmayan. vahsi hayvanlar saldirmis diyorlar.. actirtmadilar tabutunu. sarilamadan gitti.. allah rahmet eylesin. eksi sozlugun ve dahi tum klonlarin basi sagolsun..
vakti gelmişti onun da. maalesef ölüm böyle, erken alıyor sevdiklerimizi.. tanımasak da! sormuyor yani alırken, "tanır mısınız bunu, nedir, ne değildir" deye.
insanı dolmuşa getirip kerizlemesiyle sıfata bürünmüş bir garip tehlike. köy tiyatrosu kuralım diye gaza getiren ve pileli etek giydirip köy meydanında oynatırken kenardaki kalabalığa karışan; orta yerde bir başına bırakan, tahta tekerlekli, elektrikli taşıt.