mutrib; sema ayini sırasında çalan ya da söyleyenlere verilen isim değildir. o kişilerin oturduğu yere verilen isimdir. bu kişiler için (bkz: mutrib heyeti)
mutrib, tarab kökünden uzanır dilimize ve "doğaya neşe veren" anlamını verir. mevlevi ayinlerinde musiki yapanlara da mutrib denir, doğu bölgelerimizde yöresel bir dil olarak "çingene" anlamı da vardır mutrib'in (biraz bozularak mütrüp olmuştur bu).
gariptir, "doğaya neşe veren" ve "müzisyen" anlamlarının aynı kelam içinde bulunması. gariptir çünkü şimdi silahlar tutulurken müzisyenlere; ya da yolda müzik yapan güzel insanların "silahlarını" toplarken zabıtalar, toplumun ne denli bir değişim geçirdiğini gösterir bu bize.
hoş, belki "doğaya neşe verdiği" için toplanır bizimkilerin silahları.. o ayrı hikayede..
nedim'in de (cuma namazına gideceğiz diye annesinden izin alınacak kadar küçük oğlan çocuğuna, korkma kalabalık gidiyoruz (işte canım, sen, ben, güzel sesli şarkıcı, bir de nedim -ki aslında üçü de kendisidir- diyerek kandırdığını anlattığı) bir şiirinde de geçer:
bir sen ü bir ben ü bir mutrib-i pakize-eda iznin olursa eger bir de nedim-i şeyda gayrı yaranı bugünlük edip ey şuh feda gidelim serv-i revanım yürü sa'd-abada