bu filmin en carpici özelligi metin oktay'in sevgilisinin sorusuydu. kendisine zaman ayirmadigi icin bunalmi$ti nazligül. "ya galatasaray ya ben!" demi$ti metin oktay'a. metin abimiz de karizmatik bir baki$ atmi$, fazla bekletmeden "galatasaray!" demi$ti
tacsız kral metin oktay'ın 1965 yapımı ilk ve tek sinema filmidir. metin oktay'ın damlacıkspor'dan galatasaray'a olan arada italya'ya uzanan serüvenini, zaman zaman durulan fırtınalı hayatını, galatasaray a$kını anlatan özel bir filmdir.
filmde metin oktay'ın gece duvara daireler cizip topu defalarca ''90'' a vurdurması metin oktay'ın gercekten de cok gece yaptıgı bir antreman ce$idi imi$.
film de gercek olan bir cok olay vardır. izmir'e evine gelen metin oktay'ın önüne izmirspor yöneticisi bir bavul para koyar, karısı ''ya ben ya galatasaray'' diyerek rest cekmi$tir. tacsız kral yerinden dogrulur ve resti görür. ''ben zaten galatasaray'la evliyim'' diyerek evden istanbul'a gitmek üzre cıkar....
metin oktay'ın hayatını anlatan, çok özensiz ve malesef zamanına göre bile çok kötü bir filmdir. 1965 yapımı filmde, metin oktay'ın oyunculuğu bir sokak lambasının oyunculuğundan farksızdır. ama bunda suç, tabi ki metin oktay'da değil, 15 yıllık yönetmenlik kariyerine rağmen oktay'ı yönetemeyen atıf yılmaz'dadır. kurgudan yoksun, 3 günde bitsin mantığıyla yapılmış, metin oktay'ın özel hayatı hakkında verdiği tek bilgi, sarışın kadınlara zaafı olan, izlemesi malesef ızdırap verici bir film yapmıştır atıf yılmaz.
filmin tek başarılı yanı, ender görülecek biçimde, iyilik timsali babacan koç rolündeki erol taş'tır. metin oktay'ı hiç duymamış biri filmi izlese, neden sarışın kadınlarla birliktelik yaşarken kötü top oynuyor? diye sorabilir. bu kadar kötü bir anlatım vardır filmde.
metin oktay ve erol taş'ın, istanbul'a büyük kulüplerin kapısını çalmaya gittikleri bir sahne vardır. ikilinin amacı çırçır makinesi almaktır. galatasaray'ın kapısını çalıp 6000 lira isterler. alınan cevap oldukça trajikomiktir:
- biz veremeyiz bu parayı. bir de beşiktaş'a sorun, belki onlar verirler.
bir de bunun tersi "taçlı kral deli ibrahim" vardır.. deli olduğu için, literal anlamda, hakemlerin pek ses etmediği ibrahim, 1987-88 sezonunda zamanının 3. lig b grubunda nazillisporda gol kralı olduğu sene bütün maçlara kafasında taçla çıkmıştı.. ligi 27 golle kapatan ibrahim enteresan şekilde 6 golü de kafayla (alnıyla ama) atmıştı.. kafasının üstüyle süserek vurmaya çalıştığı 17 gol girişiminin 9unda topu patlattı, 7sinde tacı kırıldı, 2sinde beyin sarsıntısı geçirdi..
1965 yılında çekilen, ayten gökçer ve gönül yazar'ın cillop gibi olduğu dönemlerde metin oktay'ın hayatını anlatan filmdi. filmde ayten gökçer, metin oktay'ın izmir deki sevgilisini onuyordu. ve filmde ta o zamanlardan bu güne gelen bir söylem çıkmıştı.
ayten g.: kan kırmızı, süt beyaz, fındık kabuğundan küçük bil bakalım bu nedir? metin oktay: benimle alay mı ediyorsun kan zaten kırmızıdır. süt de beyaz, fındık zaten kabuğundan küçük olmasa kabuğuna sığmaz. insan ise kabuğuna sığmamalı.
metin oktay'ın galatasaray'a gelmesi ise çok ilginç bir şekilde anlatılmış izmirden gelen metin oktay'ın hocası(baba diye hitap ederdi ona) ilk önce galatasaray'a götürür onu. kabul etmez galatasaray. sonra beşiktaş'a giderler onlar da kabul etmez. sonra morali bozulur metin oktay'ın babası hadi der fenerbahçe kesin alır seni. hayır der metin oktay. beni rezil ettin izmir güzeldi. sonra geri dönerler. fenerbahçe'nin haberi olmaz. ve bir müddet sonra galatasaray gelir alır metin oktay'ı. ve dev yıldız parlamaya başlar.