iki adet, kiralık katil, bir iş alırlar ve kurbanlarını öldürmek üzere yola çıkarlar, yeri gelip de kurbanlarını öldürmeye çalıştıklarında, kurban hiç itiraz etmez, katiller, "niye itiraz etmedi acaba, çok yanlış işler dönüyor olmasın" diye düşünerek olayı araştırmaya başladıklarında, ortalıkta milyon dolarların döndüğü, garip bir hikaye içinde bulurlar kendilerini.
film 1946 yılında da cekilmis olup en basarılı versionu kabul edilmektedir...robert siodmak ın yonettigi filmde (bkz: ava gardner) (bkz: burt lancaster) bashrollerde bulunmaktadırlar... yılların basharılı film noir orneklerindendir...
müzik olsun moda olsun ayakkabımızı bağlama şeklimiz olsun olsun gel gitler halinde oluyor, şimdi bir anda tüm şiddetiyle coşkusuyla sahili batan geminin mallarıyla solduran post punk dalgasının geç kalmış üyesi, the strokes gibi olan, değil de 80lerin pop şarkılarıyla büyümüş çocukların emotional melodileri diye anlatmak istiyorum duyduğum şeyi the killersı, ama sadece tek şarkılarını dinledim daha ne desem değiştirilebilir..
(bkz: all these things i've done), the killers'ın (bkz: hot fuss) tan 30 agustos 2004'te yayınlayacagı yeni 45'liktir, albumun satısını gazlayacagı da garantidir. sarkidaki "i've got a soul, i'm not a soldier" dizesi, ilk dinlemeden sonra bile, bayaa bi kafanızda kalacaktır.
las vegas tan son dönemde cikmis en güzel seylerden biri olan bu leziz garaj grubu 2004 yilinda hot fuss adinda bir albüm cikarmistir. albüme 80'lerin kokusu sinmistir. kanimca daha da saglam sarkilar yazmalari gerektigine inandigim bir grup.
tum albume bakildiginda tek sarkilik grup olmadiklari net bir sekilde gorulebilen, the strokes türevi olmaktan bir cok yaniyla -en azindan agir klavye/synth kullanimi acisindan- ayrilan 2002 yili kurulumlu sin cityli grup. insanlari dans ettirmeye yonelik indie rock/ garage rock icra etmektedirler ve bunu da gayet iyi yapmaktadirlar. ozellikle albumlerinin acilis parcasi jenny was a friend of mine favorim olup, sirf bass ve sondaki klavyeyi duymak icin bile dinlemeye deger.
bu vegaslı dörtlünün müzikleri biraz, depeche mode ve new order'la, ucundan kıyısından yakaladıkları tatlı-ekşi the smiths efsanesi karşılaştırması, katıştırması gibi. the smiths'ın hayaletini, u2'nun cilalanmamış müzigiyle baglayıp onlara da seksenlerin synthlerini, duran duran 'ını; şarkı sözlerine de birazcık morrissey'ın ozanlıgını serptiniz mi.....kulaga ne kadar da ingiliz geliyor, ama zaten onların müzikleri de yemek tarifi degil ki böyle anlatılsın....ancak, kim kimin kız arkadaşının eski sevgilisine benziyormuş, kim gay*, kim degilmiş, pek bir anlaşılmıyor sanki.
abidik gubidik melodileri,enteresan vokalleri,dogal lakin kafa kari$tirici sozleri,herbiri birbirinden ba$arili $arkilariyla kanimca son donemlerin en eglenceli -indie-gruplarindan biridir. (bkz: andy you're a star) (bkz: smile like you mean it) (bkz: on top)
şu ana kadar dinlediğim en iyi erkek vokallerden birine sahip olan grup (bkz: brandon flowers). the oc nin 2. sezon 4. bölümüne konuk olmuş, kimileri yaptıklarını sell out luk olarak tanımlasa da pek iyi yapmış, pek yeni ve heyecan verici keşfim. smile like you mean it, mr. brightside ve everything will be alright parçalarını icra etmişler ve bir önceki bölümde çıkan the walkmen grubunu resmen ezip geçmişlerdir.
isimlerini new orderin crystal videosundaki hayali 'the killers' grubundan (c)almislar. sirf bunu yaptiklari icin bile begenilmesi gereken bir grup (kanimca). ayrica somebody told me öyle bir sarki ki, insani dinlerken bagira bagira eslik etmeye zorluyo, odada dans etmeden / ziplamadan duramiyosunuz.
nme dergisinde the killers'le ilgili söyle buyurmuslar: 'the cure meets duran duran guitarpop'. belkide haklilar, düsünüp, arastirmak lazim.
sürekli karşılaştırıldığı veyahut "tür devamı mı?" olarak tartışılan the strokesdan ziyade dinledikçe franz ferdinand ile aralarında daha çok ortak yan bulunan, lakin o daha iyi bu daha iyi gibi müzkal yeğlemelere gidilmemesi gereken grup. **
on top isimli sarkilari sayesinde dinleyip albumunu de guzel buldugum grup..nedense ne strokes'a , ne de franz ferdinand'a benzetemiyorum. sekilli abilerden olusuyor.