uzun süredir müzikle amatör bağlamda haşır neşir olan bir kişi olarak diyebilirim ki bozuk saatin günde bir kez doğruyu gösterdiğini kanıtlayan bir söz olmuştur bu. melodi olarak kombinasyonlar sonsuza uzayabilir ama akorların verdiği duygular hep aynı olduğundan, aynı duyguyu satarak para kazanıyorsanız yapacağınız bestelerin birbirine benzemesi kaçınılmazdır. örnekleyecek olursak bir akdeniz akşamları akorları vardır ki mesela, türk arabesk veya ağlak pop yapısının yüzde ellisi bunun üstünedir. vesaire vesaire.
yıllardır karbon kopyadan çıkmışcasına birbine benzeyen besteler yapan bir adamın ağzından çıkması şaşırtıcı olmayan söylem. biz de yetenek eksikliği, bir nevi kabızlık sanıyorduk bu benzerliği. meğerse zor zamanlara saklıyormuş adam kalan kombinasyonları, şimdi anlaşıldı.
yedi notayla milyon tane varyasyon yapabilenlerin aksine milyon tane varyasyon içinden üç beş akora hapsolup kendini besteci sanatçı görenlerin edebileceği laf.
serdar ortac'ın, kendisine yöneltilen " artık sizi neden eskisi kadar cok beste yaparken gö*.." sorusunun sorulmasına bile izin vermeden yapıştırdığı cevap.
ayrıca diyez ve bemolün ne olduğunu öğrenir öğrenmez birkaç beste daha bekliyoruz kendisinden.
bu gerçeklen hareketle artık yeni notalar eklenmelidir. çok geç kalınmış bir ilerleme olacaktır. 7 tane nota ne ki! en 3 yeni nota ilanı için yasayı hazırlıyoruz. en kısa zamanda "ho -po- ki" notalarını hayata geçireceğiz. buna da karşı çıkan yök lütfen kendi işine baksın. rte
okulda permütasyon hesabı öğrenmemiş bir bireyin söyleyebileceği bir söz. bunu söyleyenler bunu da söyledi: topu topu 0 ve 1 var anasını satayım kaç tane program yapılabilirki?
hukumdar satranci icat eden adami huzuruna cagirmis. dile benden ne dilersen demis. o adamcagiz da "efendim istedigim fazla bir sey degildir. satranc tahtasini dusununuz. "ilk kareye iki bugday, sonraki her kareye de bir oncekinin iki katı kadar bugday koyun, bana yeter" demis. hukumdar da "bu muydu istedigin? verin su adamin istedigini" demis ve yollamis adami. sonra hukumdarin adami gelmis ve "efendim biz onumuzdeki uc sene boyunca butun ulkenin bugdayini bu adama versek yine de istedigini karsilayamiyoruz" demis. eee kissadan hisse... demek ki ne yapmiyoruz? mutevazi oluyoruz, hicbir seyi kucuk gormuyoruz. aklimizin almayacagi islerin icine hic girmiyoruz. konusmaya baslarken once beynimizi sonra cenemizi calistiriyoruz. hele o yedi notaya (kaldi ki bu yanlis bir varsayimdir. diyezler, bemoller, butun o komali sesler odun mudur? boru mudur?) omrunu adamis insanlara kesinlikle saygisizlik etmiyor, onlerinde egiliyoruz...
bu yaklaşımla görüyoruz ki 29 harf olduğundan yazılabilecek kitap sayısı yapılabilecek beste sayısından fersah fersah fazla. ben hesapladım, en fazla 2000-2500 beste yapmak mumkunken neredeyse yüzbin adet birbirinden farklı kitap yazılabiliyor. (mesela ingilizcede daha az kitap yazılabilir, onların sadece 26 harfi var. güzel türkçemizin gücü de buradan geliyor).
"sarkilarinizi yaparken nelerden ilham aliyorsunuz?" sorusuna "bu bogaz bir okuze bile ilham verir" cevabini vermis bir insan icin cok da yadirganmamasi gereken bir soz. ya da lisede kombinasyon, permutasyon ve olasilik hesaplarinin anlatildigi matematik derslerine bedencileri girmis olabilir, bilemiyorum.
talihsiz bir açıklama olarak nitelendirmek fazla televizyoncu ağızı olacak ama bu sözler için yapılabilecek yegane yorumlardan bir tanesi. şunu da unutmamak gerekir günümüz popüler müzik tarzlarında aslında şarkılar notalardan değil aralıklardan oluşuyor daha çok . akorlar ve bunlar arasındaki geçişler gitar tabanlı müziğe yön veriyor. zor iş vesselam.
cevabi "eger n adet ayni uzunlukta standart (arizasiz) nota ve 1 oktav ile sinirlarsak melodiyi, yakla$ik 7 uzeri n kadar.. ornek olarak 20 adet notayla 79,792,266,297,612,001 adet farkli beste" olan soru.