kalbi, ses tellerinde atan kadın, ayrıca benzerine rastlanması zor bir müzik tarzının icracısıdır. bazı parçalarında üstü kapalı da olsa flamenko ezgileri yakalanabilir *. yine bazı parçalarında rumen türkülerini andıran bir hava vardır*. ama en çok hissettirdiği şey, tabi ki çingene gırtlağıdır. bugüne kadar bilmediğim bir dilde yazılmış hiç bir şarkıdan, onun söylediği şarkılardan anladığım kadar çok şey anlamadım. bir sevdayı anlatıyorsa eğer, (aslında benim için önemli değil, her şekilde ben böyle düşünmeye devam edeceğim) aşk hakkında yazılmış eserlerin, ağıta en yakın yerindedir bu hanım.
yeni başlayanlar için karakteristik birkaç yasmin levy parçası: me voy la alegria keter nani nani nací en alamo madre, si hesto hazina
edit: listeye ek; gracias a la vida. onun olmamasına rağmen harika yorumlamıştır.
herşeyi ağlayarak isteyen çocuklar vardırya, kızarsınız, azarlarsınız bazen. "yavrum bak ağlamadan iste ama aa, daha başından ağlayarak istenmez ki, belki hemencecik oluverecek istediğin ya aa!" denir. işte yasmin levy de böyledir. ağlayarak söyler ne söyleyecekse. potansiyel bir ağlak değil, bizzat ağlaktır kendisi, ağlar, zırlar, çığlık atar vs.
tabi sizi de boş bırakır mı, bırakmaz.. ona "yavrum bak" diyemessiniz. oturur kısarsınız gözlerinizi ağlamayı beceremiyorsanız bile. kadın kimbilir ne anlatıyordur lakin ille de hüzünlü bir aşk hikayesi gibidir sözleri.
bize çok yakın bir müziği vardır demeye gerek yok, bizzat saz ekibinde türk(ler) vardır zaten.
insanın ispanyolca öğrenesi gelir. eğer öğrenmek isteyip de "vaktim olmuyor" diyen birini tanıyorsanız dinletin, heveslenecektir.
ispanyolca arabesk**** dinlemiş gibi bir duygu veren şarkılara sahip içli bir ses. sefarad kökenli israil doğumlu olması nedeniyle hem ispanyol, hem çingene, hem arap, hem yahudi hem türk hem balkan etkileri altında söyler.
buyuk bir ses, gonul telleri ile soyleyen bir ses...ama sarkici oldugu kadar onemli de bir muzisyen, cunku arastiran, yenilik getiren ve belki de seferad muziginin kulvarini etkilemekte olan bir kisi. bu hanimefendi romance & yasmin albumu ile ladino'ya ud, klarnet ve darbuka gibi enstrumanlar ile farkli bir ruh katti ve bu albumu ile world music'de adini cok ust siralara tasidi, hayran olduk, hastasi olduk...sonra da flamenko kokenli la juderia'yi kaydetti ve ispanyollara seferad muzigini oldukca sevdirmeyi basardi.
aile kokenleri istanbul'dadir, babasi istanbul'da dogmus buyumus olan sefarad bir kanto sarkicisi ve muzisyendir ve yasmin'in muzik kulaginin gelismesindeki en etken kisidir. darbuka, ud ve klarnet gibi ensturmanlardan vazgecememesinin sebebi de yine aileden gelen bu muzik kulagidir.
yeni projelerinden birinin turkiye'ye gelerek buyuk bir orkestra kurmak ve bu topraklarin muzigini seferad muzigi ile kaynastirarak yeni bir album yapmak oldugunu mujdelemistir; belirtelim...
son olarak albumleri her yerde satilmiyor; ama mephisto, istiklal kitabevi ve lale plak'ta bulabilirsiniz. gidin, alin, dinleyin, sevin...
nesin bacım sen? in misin cin misin? nasıl acıtabilir bu kadar bi insan evladı sesiyle başka bi insan evladını.? işte öyle bir şey bu kadın. o ağlıyor sanki sesinle, sen ağlayan bi insanı dinlemekten zevk ve acı duyuyorsun. acı acı acı duyuyorsun. sanki içindeki bütün dikişler birer birer sökülüyormuş gibi...
uzun zamandır unutulan, üstüne tozlu başka defterler atılan, en derinlerdeki artık bir daha heralde hissedemem dediğiniz aşkı, tutkuyu tekrar gün yüzüne çıkartandır. yeri gelir acıya acı kadar.. o ne sestir, ne nefestir.. başucu müziğimizdir.
sesinin her inip çıkışında tüm hücrelerimizin titremesini sağlayan,dünya ile iletişimimizi kaybetmemize yol açan müthiş insan,müzik aleti ve de yaratılmışların en güzeli.."mano suave" albümü ile yarım kalan yolculuğumuz tekrar başlamıştır..klarnet ve yasmin levy..daha ne olsun..
dinlerken atmosferimi değiştiren, beni ateş başlarına, serin akşamlara, soğuk sulardan kızgın kumlara götüren kadın. yeni başlayanlar için la alegria önerilir...