dergi


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. (bkz: dergi org)
    (rotting horse on the deadly ground, 12.08.1999)
  2. hatta (bkz: cosmopolitan), (bkz: esquire), (bkz: aktuel), (bkz: blue jean), (bkz: hey), (bkz: q), (bkz: tempo), (bkz: hustler), (bkz: amann), (bkz: playboy)
    (yok, 12.08.1999 ~ 22.09.2002 23:04)
  3. derilmi$ olan. (bkz: dermek)
    (disq, 27.12.1999 01:57)
  4. bir aralar ay sonlarında tonla para verdiğim, bir de utanmadan sıkılmadan bunları biriktirdiğim yazılı basın araçlarından bir tanesi.. nasıl da para yerdi olay ya.. iyi ki bırakmışım almayı..
    (caesar, 30.10.2000 22:09)
  5. (bkz: metal monster)
    (blackexplotion, 20.04.2003 22:27)
  6. http://www.dergici.com
    (robinbook, 03.05.2004 18:59)
  7. eski dilde mecmua.
    (kasagi, 16.07.2004 11:51)
  8. (bkz: derki)
    (xeyn, 17.07.2004 01:33)
  9. kadınların türk dizilerinde çalışmayı en sevdiği yer.
    (bkz: avrupa yakası)
    (bkz: yarım elma)
    (bkz: metropalas)
    çok tutmasa da yakın olarak (bkz: omuz omuza)
    (snyx, 22.07.2004 16:23)
  10. ingilizler buna magazine der, hos onlar şarjöre de magazine der. anglofobi denen sey gereksiz degildir belki de.
    (bwh, 06.08.2004 00:47)
  11. (bkz: derggi.com)
    (borax, 15.04.2005 14:42 ~ 14:43)
  12. (bkz: eksi)
    (angie, 10.09.2005 00:01)
  13. autoworld dergisi
    oto yedekparça dergisi
    otomoto dergisi
    (alhana, 17.01.2006 15:36)
  14. (bkz: up2u.in)
    (aernath, 08.07.2006 15:19)
  15. bir rivayete göre otomobil (alım-satım, sürüş, bakım-onarım), güzellik ve bakım, kariyer (seçim, hazırlanma, gelişme), giyim ve moda, tüketici eğitimi, kültürel ilgi (sanat, edebiyat, din, bilim), eğlendirici , ziraat, bahçe bakım ve düzenlemesi, yemek (planlama, pişirme, hazırlama, servis), sağlık (fiziksel ve ruhsal), hobiler, emlak (alma, yapma, projeleme), ev (dekorasyon, mobilya), parasal konular (kişisel ve ailesel), çocuk yetiştirme, hayvan büyütme ve bakım, kendini geliştirme (psikolojik, başkalarıyla iletişim, günlük hayatta pratik olma), spor (kişisel katılım, kendini geliştirme), gezi gibi konular üzerinde yoğunlaşabilen kitle iletişim aracı.
    (dongidongi, 22.10.2006 00:13)
  16. (bkz: dünyayı kurtaran sahaf)
    (grapes of butcher, 06.03.2007 18:23)
  17. mecmua kelimesinin uydurukçası. sadece derilmiş, biraraya getirilmiş şeyleri ifade ediyor. ama mecmua öyle mi. ecdad bu edebi yayına mecmua derken, bir çok anlamı yüklemiş de demiş. mecmu olunmuş bilgileri kastetmiş, bir cemaat, cemiyet, topluluk bir araya gelmiş, fikirleri icma etmişler, ve toplu bir eser ortaya çıkarmışlar. sadece adına bakarak bile bir emek toluluğu, bir beyin birlikteliği akla geliyor.

    ama dergi deyince sevgilime derdiğim çiçekler gibi tek ortak yönleri yanyana gelmiş olan şeyler çağrışıyor aklımda
    (efruz, 31.05.2007 23:25)
  18. dergi başka bir şeydir, cıvıl cıvıldır, bilgi ve enerjinin karışımıdır, bazı dergilerin tek bir sayısı bile 10-20 kitabın içeriğinden elde ettiğiniz bilgiyi size pat diye verir. bazen bir makale okursunuz hayatınız değişir, 300-500 sayfalık bir kitabı okuduktan sonra hayatınız değişse ne olur yani haci cavcav? aldırmayınız. iyi dergileri seviniz, biriktiriniz. gerçi biraz ağır oluyorlar ama, sorarım fol dergisi gibi dergi var mıdır dünyada? sorarım size genis aci fotograf sanati dergisi gibi bir dergi var mıdır yeryüzünde? sorarım yky'nin kitap-lık dergisi gibisi var mıdır cihanda? yoktur civanlar, yoktur kitapseverler, yoktur dergiseverler. kitaplar iyidir güzeldir ama içlerinde biraz sıkıntı barındırırlar, çünkü yazanlar çoğunlukla sıkıntılıdır, o yüzden kitap okuyanlar da biraz sıkıntılıdır, birazcık da "ne olacak acaba şimdi?" halindedirler, ama dergi okuyanlar mutlu olmasalar bile olumlu düşünürler. iyi bir dergi 1 kilometre uzaktan belli olan dergidir, hiç yanılmazsınız.
    (bizans, 22.07.2007 22:59 ~ 23:41)
  19. o da bir renk tabii...

    *

    düzenli olarak almaya ba$ladığım ilk dergi hangisiydi, açıkçası çok net hatırladığımı söyleyemem; lakin o çocuk aklımı çelebilmi$, garip $ekilde beni kendilerine çekmi$, her ay anneme ve babama ızdırap dolu vakitler ya$atmama sebep olmu$ birtakım mecmualar elbet vardı.

    dinozorlar ya da $irinler... bu ikisinden biriydi zannediyorum beni dergi mefhumuyla tanı$tıran. bilhassa dinozorlar çok acayipti, üç boyutlu gözlük vermi$ti bir sayısında, bazı sayfalarına o gözlükle bakınca canlı gibi oluyordu dinozorlar! bu, $üphesiz, o ya$taki bir çocuk için müthi$ bir $eydi.

    $irinler, ya$amımın ileriki yıllarında da devam edecek olan çizim zevkime hitap ediyordu sanırım daha çok. her bir sayısını defalarca okur, her bir sayfasından üzerine onlarca yeni ve eğlenceli tahayyül in$a edilebilecek fikirler çıkarırdım.

    dinozorları ve $irinleri severdim, hala seviyorum.

    *

    ablam eve gelirken kendisine kutu kola alırdı ve birtakım dergiler, leman, hıbır... o zamanlar anlayamadığım garip bir büyüsü, kendine has bir çekiciliği, karizması vardı bunun. yani o, kendisine kutu kola alabiliyordu i$te, adeta bağımsızlığını, nevi $ahsına münhasır bir birey olu$unu kabul ettirmi$ti herkese. ye$il gazoz $i$elerine su doldurup içiyorduk ben ve arkada$larım o yıllarda ve tabii, mizah denilen $eyin m'sinden haberimiz yoktu.

    yine de o lemanları, hıbırları ve arada, nadir de olsa alınan gırgırları okurdum. çok bir $ey anlamazdım gerçi, yine de büyük bir $eydi bu, $imdi olduğum ki$inin ortaya çıkmasında muhakkak belli bir payı vardı o dönem okuduğum, çizimlerini defalarca incelediğim ve taklit ettiğim bu mecmuaların...

    *

    aklımın biraz daha çevremde olan bitene erebilmeye ba$ladığı yıllar... koca mustafa pa$a'da bir kırtasiye ve önündeki dergi standında görüyorum onu, üzerinde gameshow yazıyor. nedense, o zamanlar henüz bir bilgisayar alamamı$ ve bu yönde çevresindeki tüm varlıklara dilenen ben, o dergiyi almam gerektiğini biliyorum.

    ko$a ko$a gidiyorum evin önüne, anneme bağırıyorum, para istiyorum. vermiyor; fakat teyzem o gün orada, kıyak geçiyor bana, parayı alıp tekrar kırtasiyeye ko$uyorum, dergiyi alıyorum.

    belki, hayatımın o noktasından bir sürü çizgi geleceğe doğru uzanıyor ve herbirinin sonunda tamamen farklı bir ben var. seçimlerini farklı yapmı$ bir sürü bamba$ka ben.

    o gün, o dergiyi alıyorum ve hayatım deği$iyor.

    *

    artık bir bilgisayarım var, sabahtan ak$ama kadar oyun oynuyorum. internet henüz girmemi$ hayatıma, bilgisayarda yapabildiğim en eğlenceli $eyi yapıyorum ben de, deli gibi oyun oynuyorum. gameshow'un yanına level'ı da katıyorum, bazen chip, pc world, pc magazine falan da aldığım oluyor bir $ekilde parayı denkle$tirebilirsem.

    paso okuyorum. okudukça farklı bir dünyaya çekildiğimi hissediyor, çevremden, diğerlerinin zevklerinden ve bakı$ açılarından kopuyorum. bu ho$uma gidiyor, kendim oluyorum zira, bilmediğim bir sürü $eyi öğrendikçe algılarım geni$liyor, dı$arıda koca bir dünya var ve orada çok ama çok acayip $eyler oluyor, bunu biliyorum.

    *

    bundan sonrası biraz karı$ık. bazı dergiler kapanıyor, bir $eyler oluyor bitiyor, ben yine de elimden geldiğince hepsini takip etmeye çalı$ıyorum. frp&magic giriyor hayatımın bir yerinde, lgs'ye hazırlanıyorum o dönem, orta sondayım, bakırköy'de bir yer var, adı aklıma gelmiyor $imdi, sadece orada bulabiliyorum o dergiyi. bir ay çıkıyor, iki ay çıkmıyor, ben her bir sayısını defalarca okuyorum.

    artık haftasonları dersaneden eve dönerken kendime kutu kola alıyorum ve leman, l-manyak...

    *

    takip ettiğim yayınlar kapanıyor. gameshow tekrar çıkıyor bir ara, sonra yeniden kapanıyor, frp&magic artık yok, ben eskisi kadar ha$ır ne$ir değilim bilgisayar oyunlarıyla ve bu yüzden level'dan da kopuyorum. çizgi romana, karikatüre merak salıyorum iyiden iyiye, artık penguen ve lombak alıyorum, leman'ı fazla politik buluyorum (ahah komikmi$ bu!), zaten l-manyak'ın en baba çizerleri lombak'a geçmi$, onu da bırakıyorum.

    resimli roman'a bula$ıyorum bir ara; lakin onun ömrü de uzun olmuyor, dayanamıyor bu piyasada, müthi$ bir dergi daha yitip gidiyor.

    *

    üniversite. artık sabahtan ak$ama kadar internetteyim, siteler kuruyor, yazılar yazıyor, grafikler yapıyorum kendimce. ek$i sözlük okuyorum, o zamanlar burada yazabileceğim fikri aklıma dü$müyor bile, ufaktan alı$ıyorum ortama, ortamda dönen dile, olup bitenlere...

    ek$i dergi çıkıyor, müptelası oluyorum. otisabi diye biri var, uzun uzun yazıyor, acayip yazıyor, pek bir $ey anlamasam da okudukça kendimi entel hissediyorum. aziz kedi bir yazısında drizzt do urden'e gönderme yapıyor, daha da bağlanıyorum...

    sonra o da kapanıyor.

    *

    dergiler keyif vermiyor artık bana. tat alamıyorum, geçmi$te takip ettiğim dergiler gibisi yok artık, bir müzik dergisi alıyorum, benim ilgi alanıma hitap eden $eyler bir iki sayfasını ya kaplıyor ya kaplamıyor. zaten dinlediğim müzik de iyice sıyrılmı$ genel geçerden, allahtan internet var... daha derine battığımı hissediyorum her geçen gün, çevremden soyutlanı$ım sonlanmıyor; lakin bu lanet keyif de veriyor, bayağıla$mak i$ime gelmiyor diğerlerine uymak adına.

    bugünlerde sadece uykusuz alıyorum. arada bir iki ba$ka dergiyi denediğim oluyor, hiç keyif alamıyorum.

    allahtan internet var da ek$i okuyorum, otisabi diye biri var, uzun uzun yazıyor, anlıyorum artık yazdıklarını. hem okurken kendimi entel hissediyorum, ho$uma gidiyor.
    (dodo the bird, 10.01.2008 16:36 ~ 01.04.2008 01:47)
  20. birkaç beden büyük abileri olan kitaplar ne yapıp edip kendilerini best-seller raflarına atarak ekmek kavgası verirken, dergiler hep mazlum küçük kardeş olarak kalmaya mecbur görünür. kah fanzin olur, kah fasikül olur ama hep bir yerlerdedir. ama büsbütün 'acıların çocuğu' sanılmasın; bir dönemin neredeyse yegane pornografik malzemesi olaraktan hizmet gördüğü de vakidir.

    cemil meriç'in bir sözü vardır, dergiler için "bir şehrin iç sokakları gibi mahrem ve samimidir " der. "kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. dergi, hür tefekkürün kalesi. belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekalar topluluğunun. bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi daha doğrusu mesajı. kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar"
    (hurin, 10.05.2008 09:59)
  21. belli aralıklarla yayınlanan, farklı konuların derlendiği bir yazın türü.
    (bkz: mecmua)
    (yakuza26, 18.11.2008 01:19 ~ 01:20)
  22. çalışılması çok zevkli olan fakat bir o kadar da boru olan bir oluşumdur, bir sayfalık yazı belki on defa okunur, çıkıştan tekrar okunur yazılır, bozulur, çizilir. ama matbaadan sıcak sıcak gelen yeni dergi elinizle buluştuğu anda bütün yorgunluk uçar gider, edilen bütün küfürler geri alınır,mesleğe saygı geri gelir.
    (canta aynasi, 09.01.2009 16:55)
  23. aylık, haftalık dergileri takip etmek için; http://dergilik.com/
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 08.01.2010 11:08 ~ 11:10)
  24. sağ sayfalarından para* kazanılan, sol sayfaları için alınan bir bilgi alma gereci.
    (quant, 14.01.2010 00:30)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment