melankoli

/ 6 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. sonbahar'da zevkli..
    (kusmuk, 30.06.1999)
  2. ortada hiçbir makul sebep yokken üzgün olma durumu
    (bkz: hipomani)
    (trenchkot, 29.05.2000 23:47 ~ 11.05.2002 02:32)
  3. mevsimi olmayan...
    kotu gorunen
    ve genelde kotu olan
    ama herseye ragmen iyi bir yanı olan
    gerçeklerin görülmesini sağlayan durum..
    (lunae cor, 20.06.2000 01:02)
  4. eski turkce'de arapca kaynakli olarak malihulya seklinde gecerdi (arapcaya yunanca'dan gecmi$ bir kelimedir). sonradan ayni kelimeyi bir daha ithal ettik. asil turkcesi karasevda'dir.
    hipokrat ve ibni sina tibbina gore vucuttaki dort unsurdan (kan, safra, balgam, karasevda) karasevda'nin fazla olmasindan kaynaklanir.
    (tsan chan, 22.07.2001 08:13 ~ 08.09.2001 23:35)
  5. (bkz: depresyon hirkasi)
    (mortimes, 03.10.2001 14:23)
  6. ssg'nin sarkisi: peppino di capri - melancolie.
    (bkz: melancholy man)
    (zebercet, 03.10.2001 14:40)
  7. "bu kilerde melankolinin nedeni aşk ve kuru gıdadır. böylece bu hastalıkta ruftta keder ve bedende kara bir safra oluşur. bu kara safra yaşlılarda urlara, gençlerde ise aşk deliliğine yol açar, öyle ki, genç gün boyunca sevgilisini düşünür ve susar. melankoli hastalığının çaresi ise kaygılanmamak, tutkudan kaçınmak ve rahat yaşamaktır. baklagillerden ve lezzetli balıklarda yemek gerekir, başkaları kötü gelebilir. iyi bir şeyi düşünmek icab eder." oktay ihsan anar tamu 'da böyle anlatıyor..
    (ile, 11.10.2001 10:15)
  8. (bkz: melancholy)
    (aib, 11.12.2001 17:17)
  9. kaybedilene duyulan, benlikte huzursuzluktan ote bir uzuntu hali yaratan his. freud'un 'melankoli ve yas tutmak'-'mourning and melancholia' (1917, metapsychology) uzerine yazdigi yaziya bakmakta fayda var. kaybedilenin gercekliginden kendini kurtarmak, bellegin bicimini bozarak sorumlulugu gormezden gelmek melankoli ise yas tutmak kaybolani imgelemde tamamen yitirmek uzerine.
    (bleak, 01.02.2002 19:33)
  10. aynı zamanda yanlız kalma isteği.
    (cesium, 22.05.2002 23:45)
  11. (bkz: gizlice aglamak)
    (rofw, 22.05.2002 23:53)
  12. türkçesi karaduygululuk olan kelime....
    (fretless, 15.07.2002 17:42 ~ 26.07.2002 10:29)
  13. 20. yüzyıl şehir insanının kronik hastalığı. sürekli karamsarlık hali, hüzün, can sıkıntısı.
    (comandante, 15.07.2002 23:57)
  14. genel kanı olarak melankoli= umutsuzluk ve üzüntü olarak bilinse bile bu geleneksel ve yanlış bir kanıdır.. cok uzun acıklama için serol teber in melankoli kitabı bir basucu kitabı olabilir.. kitaptaki bir tanım sanırım pek cok sey konusunda fikir vericektir.. "melankoli - normal bir anomali"
    (melancholia1, 16.07.2002 00:03)
  15. 1 numara plakcilik'tan cikmis asagi yukari ceyrek asirlik bir nukhet duru plagi.. ali kocatepe'yle calistigi donemlerin mirasi.. en hatirlanasi 45liklerinden melankoli, ki eurovision turkiye finaline kalamamis bir eserdir, ve ben sana vurgunum ikilisi de bu albumden.. ikisinin de sozleri sabahattin ali'nin, bestesi ali kocatepe'nin..
    (aritmi, 16.07.2002 11:13)
  16. yağmur yağıyor... delicesine... damlalar uğuldayarak iniyor yere... çatılara, insanlara, sokaklara... güvercinler, kumrular ve kuzgun yavruları sinmişler çatı aralarına... bekliyorlar... rüzgar bütün sesleri silip onların yerine cama vuran yağmurun sesini getirdi... damlaların çok kısa süren desenlerini izliyorum, çarptıkları camın ardından... buğulanmaya başladı cam, alttan başlayarak... sokakta kimse yok... buğu ortalara kadar yükseldi... bir yüz çizdim üstüne... ağzını ve burnunu yaptım... sol gözünü yapmak için parmağımı uzattım, bastırdım buğunun üstüne... çekince parmağımı bir su damlacığı oluştu ve gittiği yolun izini bırakarak aşağılara doğru süzüldü... diğer gözde de aynı şey oldu... başımı kaldırdığımda buğu tamamen istila etmişti camı... izlemeye devam ettim dışarısını... ağlayan adamın gözlerinden*...
    (kantelem, 21.10.2002 12:36)
  17. sabah kalktiginda gozlerin acilmaz tum gece aglamisindir cunku, aynada kendini secemezsin bulanik ve yorgunsundur. disari cikarsin usursun, yanik yanik icine cekersen soguk sabahin koynundaki soba dumanlarini. hersey cok uzaktir, melankolinin icinde bogulmaya baslamisindir.
    (troublepain, 13.11.2002 17:43)
  18. (bkz: melankolik)
    (uyku, 04.12.2002 10:38)
  19. nukhet duru nun bir şarkısı:

    beni en güzel günümde
    sebepsiz bir keder alır
    bütün ömrüm beynimde
    acı bir tortusu kalır
    anlayamam kederimi
    bir ateş yakar tenimi
    içim dar bulur yerini
    gönlüm dağlarda dolanır

    ne bir dost ne bir sevgili
    dünyadan uzak bir deli
    beni sarar melankoli

    ne kış ne yazı isterim
    ne bir dost yüzü isterim
    hafif bir sızı isterim
    agrılar sancılar gelir
    yanıma düşer kollarım
    görünmez olur yollarım
    hem sevgini hem elleri
    önüme ölüm serilir

    ne bir dost ne bir sevgili
    dünyadan uzak bir deli
    beni sarar melankoli
    (charming, 02.01.2003 01:18)
  20. yasama istegimizin azaldigi , uzuntulerin arttigi zamanlarda icine dustugumuz cokkunluk durumdur. az konusur az hareket ederiz..
    ruhsal bir acıdır duydugumuz . sucluluk duygusu agır basar , ortada hicbir sebeb olmadan da sucluluk duygusu duyabiliriz . bu durum bazi insanlari intihara bazilarini cinayet islemeye itebilir.

    agir melankoli durumlarinda elektro sok kullanilir ; ama elektro sokun iki uc haftalık bellek bozuklluguna neden olmasi kimyasal yollari kullanmayi daha alternatif hale getirmistir. sok intihara varabilecek melankoli durumlarinda ancak kullanılmaktadır.
    (keanu, 06.01.2003 22:17)
  21. hüznün en uç noktasıdır; tıp ise depresyon'un ilerlemiş hali diye teşhisi koyar, 'şıp' diye...
    (kantelem, 10.03.2003 12:58)
  22. (bkz: acedia)
    (kantelem, 25.03.2003 11:24)
  23. insanın kendi kişisel yazgısının gene kendisinin belirleme istemi... melankolide sorun genellikle bu temel noktada yoğunlaşmaktadır. karşılığını yaşam pahasına ödemek koşuluyla da olsa melankolik insan kendi yaşamına kendisinin bir anlam verebilmesini istemekte, çoğu kez bunu başaramadığı için de herbir şeyden vazgeçip kuşku, düşkırıklığı ve hüzünle kendi içine çekilmektedir. bu bağlamda melankoli sıradan bir varoluşa karşı bireysel ve tek kişilik de olsa vazgeçen, geriçekilen, yadsıyan*, öldürten ya da sıklıkla intihar eden anlamlı bir başkaldırıdır. burada öldürülen ve intihar ettirilen de düşüncelerdir! intihar eden melankolik kişilikler elbette vardır, hayatına nokta koymayı* başarmış bu insanların intiharı, kendi canını alma şeklinde yorumlamasına karşılık sadece saygı duyulur ve onların davranış biçimleri hiçbir şekilde diğer melankoliklere mal edilemez!

    melankolikler de homojen bir şekilde varolagelmemiştir;

    - imgelem gücünün yüksek olduğu "melancholia imaginations" grubu sanata, ressamlığa, mimarlığa, teknik alandaki yaratıcı etkinliklere yönelme eğilimindedirler.

    - "melancholia rationis" grubuna girenlerin doğa bilimine, biyolojiye, tıbba, politikaya eğilim gösterdikleri görülmüştür.

    - sezgi gücünün yüksek olduğu düşünülen 3. grup da "melancholia mentis" dir, tanrısal gizemi anlamaya, sezinlemeye başlamış büyük din bilgelerinden oluşan son derece az sayıdaki yetkin vasıflı kişiyi kapsar.

    doğaları gereği melankolik olanlar mizaçta hasta değildirler! bunlar özgün bir ahlak ve özünde haklı çıkmış tutkulu bir güçle heyecanlanabilme yeteneğindeki insanlardır!

    italya’da fonomiralı johannes (1329-1396) karasevdadan ölen insanların otopsilerini yapmış. bunların beyinlerinde 3. karıncığın kuruduğunu tespit etmiştir. bu yüzden düşünme, imgelem bozukluklarının, hezeyanlarının ve sanrılarının beynin bu bölgesinin kurumasından kaynaklandığı düşünülmüştür. melankoli, insanların narsistik yaralanmalara karşı gösterdikleri bir tepkidir.

    dışa vuran belirtileri nasıl olursa olsun, insanın varoluşunu, diğer insanlarla ilişkilerini irdeleyen* antropolojik bir yaklaşımdır. dünyaya gelmesine, fırlatıp atılmışlığına bir türlü anlam veremeyen dünya ve diğer insanlarla ilişkilerini sürekli sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken*, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur. insanin,dünyada varoluşunun özel bir durumu, özgün bir psişik yaşantidir!

    melankolik insan, yaralı ve yanlış bir yaşamın yadsınması olarak, sonsuzluk/geçicilik, ilerleme/tahrip, umut/umutsuzluk, dağılma/yoğunlaşma, yapıcı/yıkıcı, düş-uyku/uyanıklık, gerçek/fiksiyon gerilimleri arasındaki bu alegorik dünyada suskun bir bekleyiş içinde, kendi hüznü* ve çelişkileri içinde yaşamayı kendisine yaşam tarzı ve haz kaynağı edinmiş gibidir.

    daha fazla bilgi edinmek isteyenler serol teber’in melankoli kitabını okuyabilir...
    (woe, 27.04.2003 20:05)
  24. hamlette asalet ve mantıkla karısarak kendini bulan ruh hali...
    shakespeare melankolinin insani nasil da düsünmeyle birleserek pasiflestirdigini anlatır...
    (algonkin, 12.06.2003 00:19)
  25. ta basinda herseyin, birileri bir yerlerde her zamanki pervasizligiyla soluk alip verirken, ve aslinda hic de kotu niyetleri yokken digerlerinin hayati uzerine, bazilari bu soluklarin en duzensiz olanlarini itina ile secer ve alip yapistiriverir kendi cigerlerine!

    sonra tereddut gelir, kacinilmaz olarak elbette... her hale uygun maskeleri de cabasi... ve kendi kendine bile kuramadigi cumlelerin acisini cikartmaya baslar melun... ki acisini yamamaya calistigi, en ihtiyac duydugu, en gerekli olan, onu en onemsiyendir... ustelik de zaman zaman yuzune carpan yalan bu!'lara ragmen...

    aslinda kendi yalnizligini kendi tasir melankoli...
    (muglak, 30.06.2003 11:59 ~ 12:02)
/ 6 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment