hesabın var mı? giriş yap

  • videodaki iki genç sahilde takılırken aniden dev bir parmak izi beliriyor üstünde de yeni çağın başlangıcı yazıyor, ne anlama geliyor olabilir altından ne çıkacak merak ederseniz takipte kalın
    bkz: esrarengiz parmak izi
    edit: altından hangi dizi, hangi olay çıkacak akıllara sorular düşürür.
    edit 2: gökyüzünde bir anda beliren parmak izi ipucu olabilir.
    edit:3 ucu açık olay, ne olduğunu anlamak için takipte kalmak gerek.
    edit 4: soru işaretleri giderek artıyor bu yeni çağ ne zaman başlıyacak acaba?

  • diktatörünün yaşadığı sarayın toplamda 13 özel uçağı varken, yangın söndürme uçağı olarak envanterinde sadece 2 kayıtlı uçağı olan ülkedir. oysa;
    "bizi kıskanıyorlar" diye her yerde demeç verdiği yunanistan'ın 27 faal uçağı vardır.

    2 yıl önce kayyum atadığı hava kurumu'nun pilotlarını teknisyenlerini işten çıkarıp, kuruma ait 5 yangın söndürme uçağını da çürümeye bırakmıştır.
    çünkü ihale ile rusya'dan 3 uçak kiralayıp günlük 1.3 milyon tl ödemek hoşuna gidiyordur.

    ülkesinin diyanet kurumuna milyonlarca bütçe ayırıp ormanlık alan olarak bir hayli fazla olan ülkesine bu ihaneti yapan diktatör, yağmur duasına çıkıp pek ala yangınları söndürmeye niyetli de olabilir.

    tarifeli uçağa binmeyi itibarsız sayanların ülkesi burası, ama yangın söndürme uçağını da kiralayan ülke aynı zamanda evet.

    neyse böyle ülkeler de var işte. bizim ülkemiz gibi herkes yerli uçak araba yapıp, uzaya falan çıkmaya niyetli değil anlayacağınız.

    şükredelim. amin

  • tatli, biskuvi, cikolata gibi seyler nispeten ucuz fiyatli kalori bombalaridir. evsiz ve en alt tabakadaki vatandaslarimiz icin bulunmaz nimetlerdir. kendini kontrolden aciz obezleri uzak tutmak icin yapilacak boyle bir ayar, sagduyu eksikligidir.

    edith: aha bildigim yerden soru gelmis. simdi neuroscience diplomali ve yuksek lisansiyla mesgul biri olarak vikipedi alimlerine anlatalim:

    dopaminin sagladigi seye tokluk hissi denmez. dopamin mezolimbik sistemin sagladigi odullenme ve pozitif reinforcement fenomeninden sorumludur. cikolatanin kalori kaynagi olarak kullanilmasinin dopaminle alakasi yoktur.

    sosyoekonomik siniflarin varligini reddederek herkesin alim gucunu esit saymak sagduyu degil, tam aksine gerceklikten uzak, tamamen kurama dayali bir iluzyondur.

  • (bkz: fire)

    fire, amacı "finansal bağımsızlık ve erken emeklilik" olan bir yaşam tarzı hareketidir. bu model özellikle 2010'larda bloglarda, podcast'lerde ve çevrimiçi tartışma forumlarında paylaşılan bilgilerle y kuşağı çalışanlar arasında popüler hale geldi.

    finansal özgürlüğe ve erken emekliliğe, yani fire'ye ulaşmak isteyenler, gelirlerini artırmanın yollarını bularak ya da masraflarını azaltarak tasarruf oranlarını maksimuma çıkarıyorlar.
    amaç basitçe, ömür boyu yaşam masraflarını çalışmadan karşılayacak miktara gelinceye kadar para biriktirmek. fire hareketinin çoğu savunucusu %4 kuralının bir rehber olduğunu öne sürerek, yıllık tahmini yaşam giderlerinin en az 25 katı kadar bir hedef belirlemiş.
    fire hareketi diyor ki, finansal bağımsızlığa ulaştıktan sonra, ücretli iş isteğe bağlı hale gelir ve geleneksel işinizden sistemin size uygun gördüğünden 10'larca yıl önce emekli olursunuz.

    finansal planlamacılar yıllardır çalışanlara genel olarak bilinen %10-15'lik bir tasarruf yapmalarını önerir. fire hareketi ise agresif bir tasarruf yöntemi öneriyor. sabit gelir ve giderler olduğunu varsayarak ve yatırım gelirlerini hesaba katmadan şöyle bir tablo sunuyorlar:

    %10 tasarruf oranıyla, 1 yıllık yaşam masraflarınız için 9 yıl çalışmanız gerekir.
    %25 tasarruf oranıyla, 1 yıllık yaşam masraflarınız için 3 yıl çalışmanız gerekir.
    %50 tasarruf oranıyla, 1 yıllık yaşam masraflarınız için 1 yıl çalışmanız gerekir.
    %75 tasarruf oranıyla, 1 yıllık yaşam masraflarınız için 0,33, yani 4 ay çalışmanız gerekir.

    emeklilik zamanının tasarruf oranı arttıkça önemli ölçüde düştüğü görülebiliyor. bu nedenle, fire peşinde olanlar gelirlerinin %50 veya daha fazlasından tasarruf etmeye çalışıyorlar. "%4 para çekme" kuralına uyulduğunda, %75 tasarruf oranıyla 25 yıllık yaşam masrafınızı biriktirmek 10 yıldan az bir zaman alıyor.

    fire hareketinin arkasındaki ana fikirler, vicki robin ve joe dominguez'in yazdığı 1992 yılının çok satan kitabı "your money or your life" (paranız ya da hayatınız), ve 2010 yılında jacob lund fisker'in yazdığı early retirement extreme kitaplarından gelmektedir. bu çalışmalar, finansal bağımsızlığa ulaşmak için basit yaşamı yatırımlardan elde edilen gelirle birleştirmenin temel şablonunu sunuyor. özellikle ikinci kitap tasarruf oranı ile emekliliğe ayrılma süresi arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak, bireylerin öngörülen bir gelir ve gider tablosu ile emeklilik tarihlerini hızlı bir şekilde belirleyebilmeleri sağlamıştır.

    bu kitapların dışında 2011'de açılan mr. money moustache blogu, tutumlulukla erken emeklilik elde etme fikrine ilgi uyandıran ve hareketin popülerleşmesine yardımcı olan etkili bir ses. diğer bloglar ve podcast'ler, çevrimiçi forumlarda yoğun biçimde tartışılan fire konseptini geliştirmeye devam ediyor. pek çok kişi bu ortamlarda giderlerini ve birikimlerini aylık olarak paylaşıyor ve fire rakamlarına ulaşabilmek için birbirleriyle yarışıyor. bir nevi bu rekabetten güç alarak daha da motive oluyorlar. 2018 yılında, fire hareketi geleneksel ana akım medya kuruluşlarında önemli ölçüde yer buldu. yine 2018 yılında the harris poll tarafından yapılan bir ankete göre, 45 yaş ve üstü zengin amerikalıların %11'i fire hareketini duymuş ve diğer %26'sı ise kavramın farkında.

    harekete gelen yoğun eleştiriler de var. bunlardan biri fire hareketinin sadece zenginler için olduğu. düşük bir gelir ile fire için gerekli olan yüksek tasarruf oranlarını yakalamanın zorluğuna dikkat çekiliyor. diğer bir yaygın eleştiri de fire hareketinin erken emeklilerinin gerçekten de emeklilik için yetecek parayı biriktirememiş olacakları. fire'deki emeklilik aşamasının potansiyel olarak 70 yılı bile bulabileceği düşünüldüğünde, eleştirenler %4 kuralını uygulamanın bu sürede uygun olmayacağını, yaklaşık 30 yıllık geleneksel emeklilik süreleri için olabileceğini düşünüyor. bu çeşit bir emekliliğin %4 kuralı ile başarılı olacağına dair daha geniş bir zaman dilimini kapsayan empirik bir kanıt olmaması bu eleştirilerin dayanak noktası.

    diğer bir eleştiri de kadınlardan geliyor. hareketin daha çok beyaz erkeklere yönelik olduğunu savunuyorlar. fire disiplinine girenlerin, içinde "software" (yazılım) yazan ünvanlara sahip, fazla mesai yapan ve aylık 10 bin doların üzerindeki maaşlarının %50 ya da daha fazlasını kenara koyarak 30'lu yaşlarında kübik çalışma ortamlarından kaçabilen y kuşağı bireyleri olduğuyla ilgili yaygın bir görüş var.
    mr. money mustache ve early retirement dude gibi blogların tamamen erkekler tarafından erkekler için yazıldığını ileri sürüyorlar.

    hareketin özündeki temel görüş, yeterince dayanıklı, biraz finanstan anlayan ve kuru fasulye pilava talim etmeye gönüllü olan "herkes" bunu yapabilir. ama bu pek doğru değil.
    “bu konudaki bir çok blog, iyi niyetli olsa da, dar görüşlüler” diyor blogger kiersten saunders ve devam ediyor: "şunun gibi yalın planlara sahipler: işte, 'dondurulmuş içecekler ve burritolar yiyeceğiz ve böylece gelirimizin %50'sini tasarruf edeceğiz'. peki tamam. ama hayattaki zaman zaman gerekli olan diğer şeyler? mesela bakmak zorunda olduğunuz kayınvalidenizin masrafları bu bütçenin neresinde yer alıyor?"

    fire hareketindeki bu çeşitlilik eksikliğini gören kiersten saunders 2015 yılında kocasıyla beraber rich & regular adındaki kendi kişisel blogunu açmış.

    açtığı blog bugün, kendi farklı fire topluluğunu inşa eden kadınlardan oluşan ve giderek büyüyen bir mecra halini almış durumda. birçoğu bu biriktirme işindeki ilerlemelerini internette anlatırken, çoğu da bunu anonim bir şekilde yapıyor. çünkü bir de kariyerlerini kısaltmak için yaptıkları planları duyururlarsa gelecekteki işlerini veya belki gelmesi muhtemel yüklü maaşlarını (veya daha az arzulanan bir türden işten çıkarılmayı) riske atmaktan kaçınıyorlar.

    fire kadınlarının bir kraliçe arısı varsa o da 38 yaşında siyasi danışman olarak görevinden emekli olan 39 yaşındaki tanja hester'dir.
    hester tecrübelerini anlattığı "work optional" (istersen çalış - çalışmak opsiyonel gibi çevrilebilir sanıyorum) adlı bir kitap yazar ve 2018 kasım ayında fire hareketindeki kadınlara bir sığınak olan cents positive'yi kurar. açılışı sadece 75 kişiyle sınırlandıracaktır ama talep o kadar yüksek olur ki 85 kişi almak zorunda kalır. (hala birkaç düzine de bekleyen listesi varmış). bu yıl başka bir tane daha düzenlemeyi düşünüyormuş ve 2020'de de olayı kanada'ya taşımayı düşünüyormuş.

    bu fire kadınları benzer alışkanlıklar uygulama eğiliminde oluyor. eski arabaları kullanıyorlar, restoranlar ve barlardan kaçınıyorlar, dışarda sosyalleşme davetlerini geri çeviriyorlar, şundan bundan yiyecek üretiyorlar, (mümkünse) ikinci el mağazalarında alışveriş yapıyorlar ve “harcama yok haftası" gibi dönemlere giriyorlar. eğlenmek için evde takılıyorlar veya yürüyüş gibi ücretsiz aktiviteler yapıyorlar.

    tabi burada esas amaç emekli olmaktan ziyade ekonomik özgürlüğe kavuşmak. sonuçta kimse 30'lu yaşlarında emekli olup tüm gün kanepede uzanıp tv izlemek istemez. hareketin uygulayıcılarından jess fickett bunu şöyle anlatmış: "bence fire hareketinin kalbinde yatan şey gezegendeki sınırlı zamanınızı stratejik olarak maksimize etmek ve böylece bu sürede sadece anlamlı bulduğunuz şeyleri yapabilmek."

    batıdaki bu yeni akımları konuşmak, bunlardan feyiz almaya çalışmak, kafa yormak elbette türkiye'de içinde bulunduğumuz bu ekonomik kriz döneminde biraz fazla gerçek dışı. hele de bu fire olayı batıda bile "zenginler için" denilerek eleştirilirken bizim ülke insanımızın müsade edilen ekonomik ufkundan bir hayli uzak görünüyor. en azından bir 5-10 yıl.

    kaynaklar:
    - wikipedia (yasaklı...)
    - https://www.nytimes.com/…-featured&imp_id=918168389

  • restoranda kuver açılır
    lokantada masada ekmek dolu bir kova ve birkaç şişe su olur

    restoranda paltomuzu vestiyere asarız
    lokantada paltomuzu yandaki sandalyeye koyarız

    restoranda masa hazırlanır / hazırdır
    lokantada masa ıslak bezle silinir

    restoranda yemekten sonra çay, kahve ne arzu ettiğimiz sorulur
    lokantada fazla sorulmaz, çay zaten getirilir

    restoranda çeşit çeşit tatlı olur
    lokantada kemalpaşa ve sütlaç olur

    restoranda garsondan hesabı rica ederiz,
    lokantada "usta günahımız neymiş bilelim" deriz.

  • nuh peygamber o iki yavşak sivri sineği takunyayla güverteye yapıştırsaydı şimdi herkes rahat rahat uyuyordu!!!

  • ortada sorun görmeyen yazarlar için şöyle örnek verilmesi gereken olay; araç alıyorsunuz ama herhangi bir durum için yurtdışına çıkmanız gerekiyor ve 1 yıl boyunca aracı garajda tutuyorsunuz. 1 yıl sonra ülkeye dönünce bakıyorsunuz ki bir kanun çıkmış. kanunda deniyor ki 1 yıl boyunca plakasına benzin alınmayan araç trafiğe çıkamaz çünkü şase numarası başka bir araca geçirilmiş olabilir!

    her türlü anayasal hakka aykırı bir tasarıdır... mülkiyet hakkı, iletişim özgürlüğü vs. vs.

    aydınlatma eklemesi:
    - sim kart tak çıkar n'olcak ya, imei kopyalama engeli vs. vs. argümanları sunan arkadaşlar hala olayı anlamamış durumda. burada parasını verip her türlü kullanım hakkına sahip olduğunuz tamamen yasal ürüne "bir kanunsuzluk yapılma ihtimali var" argümanı üzerinden bir regülasyon getiriliyor. ancak getirilen bu regülasyon farklı şekilde de yapılarak "kişilerin anayasal hakları engellenmeden" de düzenlenebilir. insan yaşantısına müdahale eden içerikle çıkan kanunların etrafından dolanarak ya da kendince bir çözüm?! bularak o kanunun yapmaya çalıştığı şeyi altettiğini zannetme ata sporunu bir unutsak şu memleketteki yaşam kalitemiz birazcık artar.

    - halihazırda 7 yıl olan sürede zaten evde duran telefon belli bir zaman sonra teknolojik açıdan geri kaldığı için fiilen kullanılmaz hale geliyor. misal ilk çıkan iphone var bende. hala çalışıyor ama ne uygulama yükleyebilirim ne de doğru düzgün hat kullanabilirim. 7 yıllık sürenin oldukça dramatik bir şekilde 1 yıla düşürülmesi ekonomik açıdan da hala verimle kullanılabilecek cihazların doğrudan çöpe atılması demek oluyor ki bu da ekonomi için zarar verici bir olay aslında.

  • 5 çocuğu 12 torunu olan dedemin ılık olduğunu anlamama sebep olan tespitlere söz konusu bir sınıflama.