nasil yapilacagini bilmek ve bunu paraya donusturebilme yetisi.. muhtelif cesitleri vardir. technichal know-how, sexual know-how,i harmless know-how gibi
bir i$letme tarafindan , o i$letmenin uretim yontemlerinin ya da teknolojisinin , ayni dalda cali$an , ya da ayni i$i yapmaya cali$an bir ba$ka firmaya satilmasi veya kiralanmasi .
riding on this know-how never been here before peculiarly entrusted possibly that's all is history recorded? does someone have a tape? surely, i'm no pioneer constellations stay the same
just a little bit of danger when intriguingly our little secret trusts that you trust me 'cause no one will ever know that this was happening so tell me why you listen when nobody's talking
what is there to know? all this is what it is you and me alone sheer simplicity ... (x3)
ruhunun esini bulur ya insan, masaya dayadigi dirseklerden biri kayip kisiyi rezil edinceye kadar hayaller kurar, soyle yapardik, boyle guzel olurdu diye. benim o ozel anlar icin kurguladigim sahnelerin acilisini ve kapanisini bu sarki yapiyor, sizi bilemem. soruyorlar bana, uc renk seciyorum, bu renklerle gogu boyuyorum, gunes bile gulumsuyor benim kendimi kaptirmisligima. ruzgar hafif hafif esiyor, dipdibe oturuyoruz. kalabalik sahiller, gurultulu sonsuzluklar degil istedigim; gizli sakli bir kosemiz olsun, tropikal agaclarin koca yapraklarinin altinda. sarkinin da dedigi gibi, basbasa ve basit.
"tam nakaratta durduk yere ağlamaya başladım ameliyatın ortasında" demişti birileri bir zamanlar bunun için.. sonradan ben de denedim evet oluyor tam o anda kopuverior seni tutan ipler..
bu adamların yaptığı en iyi iş bu şarkı.özlüyor insan dinlemeyince öyle böyle değil.temposu yurur gider ama oturur içine insanın,bi garip yapar.hele o feist'in pürüzsüz sesli vokali ile kanadım olsada uçsam dedirtir.ben dedim oluyor da nitekim.
bu parcaya eslik eden harika ses feist acaba mı derken anlasılmıstır ki lacoste reklamlarında duyurmaktadır sesini. feist olmadan bu sarkı ne olurdu, lacoste reklamı hic varolurmuydu, hayat kurtaran sarkı kutsatan kadın! parca zaten harikadır feist olmadan da zira bunu istanbul konserlerinde bahsi gecen kısımları seyirciye soyletirlerken gorduk.
pek harika bir şarkı olduğundan kelli, bestecilerinin varoluşunun yeterli olduğunu düşündüğüm, yani feist olmasa da-belki daha farklı bir renkte ama yine güzel- bir kadın vokal bulunurdu,ve şarkı yine de güzel olurdu dediğim şarkıdır. sen çok yaşa kings of convenience, bizi de melankoliden öldür.
dinlemeye başladığınızda,hımm güzel bir tınısı var dersiniz bu şarkı için.fakat şarkı ilerledikçe feist'in o yumuşacık sesi kulaklarınıza dolmaya başlar ve 'bi dakika bu ne böyle' dersiniz,müzik setinin sesi açılır,sözlere daha bir kulak kabartılır.dinledikçe mest olur hatta hızınızı alamaz şarkıyı loop'a alırsınız.insanı öyle kitleyen bir şarkıdır.
insanı sımsıcacık saran şarkı. rahat, basit, etkileyici ve şaşırtıcı. bir dinledim, kaç gündür diğer parçaların yüzüne bakmaz oldum; sürekli dinliyorum, duramıyorum.*
derler ki; öyle bir zamanda ve öyle bir mekanda hiç çalınmamış olmasına rağmen, güneşli bir pazar sabahı giriş katta 1 oda 1 salondan oluşan bir evin salonunda yapılan 2 kişilik bir kahvaltı için yazılmıştır bu şarkı. bugünse, öyle bir zamanın ve öyle bir mekanın gerçekten var olup var olmadığını ve o 2 kişinin gerçekten yaşayıp yaşamadıklarını bilemiyoruz...